Güzelliğin politikası, misafirperverlik politikasıdır. Yabancı düşmanlığı nefrettir ve çirkindir. Evrensel aklın yokluğunun bir ifadesi, toplumun halen barışmamış, uzlaşmamış olduğunun bir göstergesidir. Bir toplumun medeniyet derecesi, misafirperverliğiyle, evet onun dostaneliğiyle ölçülür. Barış/uzlaşma, dostanelik demektir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ticari ruh, yalnızca hesaplayıcı anlayışla donanmıştır. Fakat onda akıl noksandır. Bu yüzden yalnızca ticaret ruhunun ve paranın gücünün egemen olduğu bir sistemin kendisi akılsızdır.
Günümüzde küresellik, evrensel değerleri bile sahiplenir. Bu şekilde bizzat özgürlüğün kendisi sömürülür. İnsan, kendini gerçekleştirdiği yanılsamasıyla gönüllü olarak kendini sömürür. Üretkenliği ve verimliliği azamileştiren, özgürlüğün bastırılması değil onun sömürülmesidir. Neoliberalizmin temelinde yatan sapkın mantık budur.
Dijital araçlarla herkesin birbirine bağlanması ve iletişime geçmesi başkalarıyla yüz yüze karşılaşmayı kolaylaştırmaz. Aksine, yabancıları ve başkaları geçip, onun yerine aynı ve benzer düşünen insanları bulmaya hizmet eder ve deneyim ufkumuzun daha da daralmasına sebep olur. Bizi sonsuz bir Ben-döngüsüne sokar ve sonunda "kendi fikirlerimizi bize aşılayan bir oto-propagandaya" yol açar.