Ben aşka kurban oldum; ruhum, vücudum, ömrüm aşka helaldir. Aşkına müptela olduğum kadının uğruna her şeyimden geçtim, şimdi yalnız bir canım kaldı, onu da aşksız bir celladın ölüm kokan kirli ellerine bırakıyorum. Öylesine kalpten sevdim ki ne zindanının çürük dişlerinden yayılan ölüm kokusu ne zindanın mide bulandıran küf kokusu tertemiz aşkıma leke bı-akabilir. Gönlümdeki aşk bahçesinde açan bahar çiçekleriyle bu dünyaya veda ediyorum.
Sayfa 107 - Doğan Yayınları Yayıncılık, 30. Baskı·Kitabı okudu
"Ya Rabbi Nemrut'un ateşine düşen İbrahim'i kurtardığın gibi beni de bu ümitsizlik yangınından kurtar" diye dua ettim. Bir kelebek önümden süzülüverdi.
Muhayyilem bana oyun mu oynuyor yoksa zarif bir teselli hediyesi mi? Kelebek, melekût âleminden inmiş zarif bir melek gibi zindanın kara duvarlarını rengârenk bir minyatüre çevirip gözden kayboldu.
Sayfa 107 - Doğan Yayınları Yayıncılık, 30. Baskı·Kitabı okudu
Bu gece bir yol ayrımındayız: Ruhlarımız, yıkımla umut arasında salınıp dururken, her şeyin en kötüsüne hazırlıklı olmaya mecburuz.
Hem de en kötüsüne.
Sayfa 102 - Doğan Yayınları Yayıncılık, 30. Baskı·Kitabı okudu