Hatice Uçar

Hatice Uçar
@haticeucar
Zaman bir şeyleri anlama mesafesi ise anladıkça fark ediyorum ki yaklaşıyorum, ama her anladığımla da mesafe açılıp erişilmez bir uzaklığa kaçıyor ve bana bir yakınlık duyurup uzaklığı veriyor. Ama zamanın ve mesafelerin farkına varacakken benden aniden uzaklaşmaları, beni fırlatıp atmaları, önce yakınlığı öğütlüyor biliyorum, bu kadarını biliyorum, fazlasını da biliyorum ama yapamıyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eskiden kocakarılar dilek kuyularındaki simsiyah suya bakar bakar da en sonunda fazla bakmaktan şekiller, kıpırtılar görmeye başlar, bunları da görmek istedikleri şeylere yorarlarmış. Kendine uzun uzun bakmak da bence biraz böyledir. Üstelik nasıl her resminde insan farklı çıkıyorsa kendi içine her bakışında da başka bir şey görüp şaşabilir. Uzun uğraşlardan sonra bir an durup bakmalı o kadar.
İnanç her şey, her şeyin yarısı falan derler ya, inançsızlık nedir peki, o da öbür yarısı mı? Kendine inanç kendini tamlamaksa, kendine inanmamakta kendini yarımlamak ya da yaralamak değil midir?
Anlatılmaya değer hemen her şeyi nedense anlatılamaz da oluyor. Bundan korkuyorum anlatabilsem bir dert anlatamasam bir dert. Birinci derde talibim yine de.