İnsan kendini çepeçevre aşina iken yandan, bir anlık, bir zaman, bir ömür süresince bir kez bakanın gözüne, değerlendirişine kendini nasıl teslim edebilir ki? Benim bundan evvel binlerce başka hallerim oldu, onları kim gördü?
Belli, ne olduğunu bilmediğimiz ama hele dar zamanda en anlamadığımız zamanlarda dilimizin altına yuva yapmış bir yalan gibi çıkarıp işini gördürüp yerine sakladığımız kelimelerimiz, cümlelerimiz var.
Kalp saklı, gizli, sırlı, hileli, sahibinden bile ayrı iş ve oluşlarda, sahibinden bile saklı iş ve arzularda, kendi isteklerini yaptırabilmek için kendini ve arzularını başka türlü gösterebilme hünerinde ise, istekleri hep masum sebeblerle istinatlı ama aslında tam tersi ise ve insan neyi ne için istediğini ne yaptığını hep sonradan öğreniyorsa… ama kalbi hakkında kendine hele başkalarına konuşabiliyorsa bu çirkin gizlilik, bu kapaklılık, ömür boyu süren bu aldanış, bu zilletli sonu gelmez aldanış bizi zaten görünmez yapmamış mı?