Hatice

Hatice
@hatietzschee
Elimdeki bu yaşamla ne yapacağım? Si je vis
Savaş, erkek egemen toplumların kendilerini temsil ve ispatlama biçimidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğurgan kadınlara sahip olmak, her topluluk için hayatta kalma sorunudur. Değerli olanı zenginliğe dönüştürebilmesi için savaş ve değiş-tokuş yoluyla dışarıya kadın vermek vermek veya almak durumundadır. Bu alışverişi yapabilmesi için kadını nesneleştirmesi gerekir. İnsan, nesneleştirdiği üzerinde egemendir, nesneleştirdiği ölçüde ötekine sahip olabilir.
Erkek iktidarı, kadınların yaratma gücünün yarattığı korkuyla ve iki ayrı cinsiyetten de çocuk yapabiliyor olmasıyla baş etmek için, kadının doğurganlık sürecine tamamen hakim olmaya çalışır. Kadınların doğurganlığının sosyal kontrolü ve cinsiyete göre iş bölümü, kadın-erkek eşitsizliğinin başlangıcıdır. Ancak bu eşitsizlikten mutlak erkek egemenliğine geçiş ve erkek değerlerinin üstünlüğünün evrensel olarak kabulü başka mekanizmaların devreye girmesini gerektirir.
Kadınların doğurma gücü ve bu sürecin gizemi, daha sonra erkek egemenliğinin tanrılara atfettiği içkinlik içinde aşkın bir gücü hatırlatır. Bu güç, gizemli olduğu kadar korkutucudur da. Kadın, kendine benzeyeni doğurmakla kalmayıp, kendine benzemeyeni de doğurabilendir. Kendi cinsiyetinden çocuk yapabildiği gibi, öteki cinsiyetten de çocuk yapabilir. lki cinsiyetten de çocuk yapabilmek demek, neslin devamı, insanoğlunun geleceğe açılması ve grubun, topluluğun yaşama garantisi demektir. Topluluğun düzeninin sürekliliği, kadının doğurganlık faktöründen geçer, yani do­ğurganlık, bir çeşit iktidardır.
Nitekim kadının gücünün artık tamamen yok olduğu bir başka kurucu mit olan Tevrat'ta, başlangıç hikayesi tersine döner. Başlangıçta kaos değil uyum vardır; bu uyum içinde Adem ile Havva, bir bütünün iki aynı parçasıdırlar ve ilk gü­naha kadar cinsiyet ayrımının farkında değildirler. Bu düzen de bir itaatsizlik sonucu yıkılır ama bu kez suçu işleyen erkek değil kadındır, kadın itaatsizliğinden sonra düzen altüst olur.