İlber Ortaylı’ya Vedâ: Bir Âlimin Ardından
Bazı dönemlerde ilim insanlarına, gerçek âlimlere çok daha fazla ihtiyaç duyarız. Çünkü toplumlar olarak bilginin kaynağına güvenmek isteriz. Âlimin şahsına duyduğumuz güvenden ötürü, onun kelâmına ve ilmine itimâdımız tamdır.
Bilginin inanılmaz derecede kirlendiği, deforme edildiği ve gerçeğe ulaşmanın güçleştiği bu çağda; bilgisinden emin olduğumuz gerçek bir âlimi bulmak, yetişmesine tanıklık etmek oldukça zordur. İşte tam da bu sebeple; İlber Ortaylı gibi bir dehâya denk gelmek, onun öğretilerinden feyz almak son derece gurur vericiydi.
Tarihi ideolojik bir süzgeçten geçirmeden, gerçekleri tüm yalınlığı ve cesaretiyle dile getirdiği için vefâtı hepimizi derinden sarsıyor. En sıradan güncel olaylarda dahi "İlber Hoca bu konuda ne demiş?" diye bakacak kadar fikirlerine önem veriyor, onu bir bilgi pınarı olarak görüyorduk. Sadece tarih değil, toplumsal her meselede doğru yerde duruşuyla her kesimin takdirini kazanan ender şahsiyetlerdendi.
Tarih kadar hayata dâir öğretileri de kıymetliydi. "Hayat kısa..." diye başladığı cümleler, zihnimizde silinmeyecek birer öğreti olarak kalacak. Tüm ömrünü toplumun gelişmesine ve cehâletten sıyrılmasına adamış bir âlimdi o. Böyle bir değere vedâ etmek çok güç;
• Artık "O ne demiş?" diyeceğimiz bir İlber Hocamız yok.
• "Cahiller!" diyerek bilgi eksikliğimizi yüzümüze vuracak, bizi sarsıp uyandıracak kimse yok.
• "Okuyun, daha çok okuyun!" diyerek bize nasihat verecek o gür ses artık aramızda değil.
Buket Uzuner’in şu sözleri, onun bu dünyadan geçişini ne güzel özetler:
devamı… subasihatiice : instagram