Savaş Bitti
Var mı bilen başıma seni saranlar arasında adını Mantık mı diyorlar idrak mısın hafıza mı Sahici bir şeysen eğer söyle bakalım Neydi sevgilinin koynuma kaçtığı tarih Yıllardan hangisiydi hangi mevsimdeydik ayın kaçıydı Koynummuş madem sevgilinin göz diktiği yer kaçmak için İncecik ürperişli gölgesi cismime neden kıydı Sor gücün sormaya yetiyorsa var mıymış Gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi O yürek burkucu gençlik döngülerinde beni çark ettirişi Ses çürütüp bağrımda Böğrümden karaltı söktürüşü Niyeymiş boynumun tan yerine amade kılındığı silkinişler Türk ilinde fütur eylemeksizin La Belle Dame Sans Merci Sancak açsın diye mi İsmet Özel
Şiir
Babalar Günün Kutlu Olsun
Yıllar sonra ilk defa konun açıldı … Hemde Zeynep ablamla inanabiliyor musun. Senden hiç bahsetmezdik çünkü eğer bahsetmezsek acın hafifler o boşluk dolar sandık ama kendimizi kandırmışız bugün anladık baba aynı acı hiç eksilmeden büyümeğe devam etmiş. İkimizde aynı şeyi söyledik baban olunca hayatında başka oluyor insanlarım sana bakış açısı bile değişiyor başım dik yürüyorsun şımarabiliyorsun en çok da çocukluğunu yaşayabiliyorsun erken büyümek zorunda kalmıyorsun baba. Meğer biz çok erkek büyümüşüz..
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bazı şarkıları bazıları için kirletmeyin..
sonra her bir notası size acı veriyor güzelim şarkıları kirletmeyin... Ben ettim siz etmeyin :)) Rei6~ Ah Canım Sevgilim....
Müzik
Bazı insanlar anılar içindir, gelecek için değil
Yıllar geçince insanın aklında en çok yaşadıkları değil, yarım kalanları kalıyor… söylenemeyen bir cümle, geç kalınmış bir adım, ve tam tutacakken kaybedilen bir el. geriye sadece hatıralar değil, keşkeler de kalıyor.
​Bugün Kendi Çocukluğumu Mutlu Ettim... ​Zaman, kimileri için amansız bir hızla akıp giden bir nehir, kimileri içinse hep aynı masum kıyıda duran bir saat kadrandır. Bazı ruhlar vardır ki, takvimler neyi gösterirse göstersin, dünyanın o hiç kirlenmemiş, hep çocuk kalan tarafında nöbet tutarlar. Tıpkı bugün yeni bir yaşın kapısını aralayan, ama kalbi hep o en saf çocukluk hevesiyle atan güzel Nurcihan gibi... Onun dünyasında hayat; sığınacak, sevilecek ve sımsıkı sarılınacak bir "bebek" sıcaklığından ibaret. ​Onun gözlerindeki o ısrarlı, o hevesli arayışı her gördüğümde, zamanın geriye doğru büküldüğünü hissederim. Hafızamın tozlu raflarından, 90'ların ortalarında bir yerlerden, bir zamanlar tam da Nurcihan gibi bekleyen, umut eden küçük bir kız çocuğu çıkıp gelir. Kapıların ardında özlemle beklenen, mahrumiyetin sessizliğiyle geçiştirilen o çocuksu dilekleri en iyi ben bilirim. Ve gün gelir, hiç tanımadığınız bir yabancının uzattığı bir el, o küçük kızın dünyasını değiştirir; bir çocuğun kalbine dokunmanın ne büyük bir mucize olduğunu fısıldar kulaklarına. ​İşte bugün, bir annenin kalbiyle ve geçmişin o hiç unutulmayan emanetiyle Nurcihan’ın yanındaydım. Aslında bir başkasının eksikliğini gidermek için atılan her adım, insanın kendi içindeki o eski, kırık dökük odaları tamir etme çabasıymış, bunu bir kez daha anladım. Bir çocuğun yüzündeki tebessüme vesile olurken, asıl iyileşen bendim. ​Nurcihan kucağındaki yeni oyuncağına masumiyetle sarılırken, ben yıllar öncesinin o uzak ikliminde kalmış eksik çocukluğumun elinden tuttum. Sadece bir kalbi mutlu etmeye çalışmadım; bugün, o küçük kızın payına düşen gecikmiş bir sevinci tamamladım. ​Bugün, bir başkasının tebessümünde kendi çocukluğumu mutlu ettim. Sevgili annesi Özlem Koyun hanımefendi arkadaşıma da ayrıca teşekkür