Gerçekten de, insan övmeyi ya da saygı sunmayı bilmeyince, yalnız kendinden kuşku duymasına karşın, kendisini öven kişiyi küçümsediği sanısını uyandırır.
Benim yaşadığım yoksunluk bana hınç öğretmedi, tam tersine, belirli bir sadıklığı, bir de sessiz bağlılığı öğretti. Bunu unuttuğum olduysa, yalnız ben ve kusurlarım sorumluyuz, içinde doğduğum dünya değil.
"Yataktan kalkış, tramvay, dört saat büro ya da fabrika, yemek, tramvay, dört saat çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Ancak bir gün 'niçin' yükselir ve her şey şaşkınlık kokan bir bıkkınlık içinde başlar. 'Başlar', bu önemli. Bıkkınlık makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır."