Nur

Nur

, bir kitap okudu
8/10
·184 syf.·
19 saatte okudu
·
2020 36. kitabı
Pınar İlkkaracan
9/10 · 15 okunma
Reklam
Toplumumuzda egemen olan çocukları cinsellikten uzak tutmak, cinselliği tabu saymak ve çocukla ya da çocukların yanında cinsellik üzerine konuşmamak gibi (özellikle kız çocuklara uygulanan) davranışlar, çocukları cinsellikten korumak şöyle dursun, tam tersine onları tehlikeye sokar, iyiyle kötüyü birbirinden ayıramamalarına neden olur ve cinsel tacizle karşılaştıklarında kendilerini koruyamamalarına yol açar.
Çocukluğunda cinsel tacize uğramış olan kadınların iyileşebilmeleri için sık sık "yeni bir erkek modeli" tanımaları gerektiğinden söz ediliir. Oysa benim deneyimlerime göre, bu kadınların iyileşebilmeleri için her şeyden önce "yeni bir kadın modeli" öğrenmeleri gerekiyor: Bedenlerinin kendilerine ait olduğunu, kendilerine yapılan hiçbir şeyi istemedikçe kabul etmeleri gerekmediğini, şiddetsiz ve kendilerinin arzu ettikleri gibi bir yaşamın doğal hakları olduğunu, istemedikleri şeylere hayır diyebileceklerini, kadın olmanın güçsüzlük demek olmadığını, tam tersine birçok yeteneği ve gücü içerdiğini öğrenmeleri gerekiyor. Ancak bunları öğrendiklerinde ve kendilerindeki gizil gücü keşfettiklerinde, içlerindeki korkudan arınmış olarak kendilerini gerektiğinde koruyabilmek ve sevgiyi sınırsız bir şekilde yaşayabilmek yetisini kazanıyorlar
Toplumdaki geleneksel cinsiyet rollerinin bir sonucu olan toplumsallaşma süreci kız çocuklara yönelik cinsel tacizi önlemenin başlıca engellerinden biri. Kız çocuklar, doğdukları andan itibaren uyumlu, dirençsiz, bağımlı ve erkeklere hizmet etmek üzere yetiştiriliyor. Bu sıfatlar, bir çocukta cinsel tacize karşı koymak ve kendini korumak için gerekli olan özelliklerin (dirençli, bağımsız, kendini ifade edebilen ve haklarını koruyabilen) tam tersi.
"Açık saçık giyinme", "bacaklarını ört" gibi uyarılar, cinsel tacizin, bir şiddet eylemi değil de, cinsel bir eylem olduğu ve kız çocukların çekiciliklerini azaltmak ve kendilerini cinsel nesne niteliğinden arındırmakla cinsel taciz ya da tecavüzün önlenebileceği gibi yanlış bir inanca dayanıyor. Oysa aile içi cinsel taciz, birçokları için bebeklikte ya da çok küçük yaşta başlıyor. Birkaç aylık bebeklerde yırtılmış cinsel organlar, hematom, kol, bacak, göğüs ve cinsel organlarda diş izleri, anüste yırtıklar, iç kanamalar adli tıp enstitülerinin ya da hastanelerin çok iyi tanıdığı izler (Trube-Becker, l99l; Rush, 1982).
Reklam