Demokrasi, kendisini yok etmeye azimli akım ve kişilere tahammül edemez;
ederse sonunda kendisi ortadan kalktığı gibi, emrinde olması gerektiği halkın
felâketini hazırlar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Deney veya gözlemle test edilemeyen her varsayım bilim
dışıdır ve güvenilemez: Buna sicim teorisi de, test yolları önermeyen tüm sosyal
kuramlar ve tüm dinler de dahildir. Test edilmesi mümkün olmayan fikirlerin
peşine takılan herkes cehaleti peşinen kabullenmiş demektir. Cemiyet ise cahillere teslim edilemez.
Bir yandan
dünyanın yedi günde yaratıldığına inanıp jeoloji öğrenmek nasıl mümkün
değilse, diğer yandan Âdem ile Havva efsanesine inanıp biyoloji yapmak öylece
mümkün değildir. Dünyanın üzerindeki yedi kat göğe inanıp astronomi yapmak
ne denli olanaksızsa, nedenselliği Al-Gazzali’nin yaptığı gibi reddedip fizik
yapmak da o kadar mümkün değildir.
Büyük
matematikçi ve astronom Ömer Hayyâm:
“Diyorlar ki cennetler ve huriler olacak,
Orada şarap, bal, şeker, neler, neler olacak,
O halde biz şaraba, sevgiliye tapalım:
En sonunda orada da böyle şeyler olacak’’
Bilim insanı gerçekten bilmek ister ve bilimin tek kaynağının kendi aklı ve gözlemleri olduğunun farkındadır. Yobaz ise inanmak ister. Onun aklı ve gözleri gerçeğe kapalıdır. Onun derdi inanmaktır. Ama inanmak istediği şey ne kadar zırva
olursa olsun fark etmez. Yobaz inanmaya programlıdır. Onun şüphesi, onun “acaba”sı yoktur.