Zorbaları savunan ne silahlar, ne de silahlı adamlar değil; inanması zor ama, üç dört adam bir zorbaya destek veriyor ve bütün ülkeyi ona köle yapıyor. Zorbanın en yakınındaki dairede bulunanlar, beş ya da altı adamı geçmez. Bu adamlar ya kurnazlıkla
onun gözüne girmişler ya da onun tarafından seçilmişlerdir. Zulmünün suç ortakları, zevk ve eğlencesinin yoldaşları olmak, çapulculuguna paydaş olmak için. Bu altı kişinin gücü altında, zorbaya nasıl davranıyorlarsa, onlara da öyle davranan altı yüz kişi bulunur. Bu altı yüz kişinin altında, hırslarına ve zulümlerine hizmet etmek koşuluyla, illerin ve mali işlerin yönetimine seçtikleri altı bin kişi vardır. Bunların da altında daha büyük bir görevli bulunur. Sorunun özüne inmek isteyen kişi görecektir ki, sadece altı bin kişi değil, zorbaya bu zincirlerle bağlanmis yüz binlerce, hatta milyonlarca kisi vardır. Bu yüzdendir ki,
kamu görevlilerinin sayısı arttırılıyor ve bu da zorbanın işine yarıyor. Ve bu görevlere gelenlerin hepsi, aynı zamanda kendi ceplerini de dolduruyorlar, bu ganimet'lerle de zorbaya mahkum oluyorlar. Zorbanın yardakçısı olanların sayısı o denli çoğalıyor ki, özgürlük isteyenlerin sayısına yaklaşıyor.
"İnsanları yönetmek için, onların aklını yok sayıp güç kullanmaktan başka yol olmadığına inananlar, insanlara, daha bağ eğici dönüp durmaları için, gözlük taktıkları atlara davrandıkları gibi davranırlar."
İşçilerin kendileri hakkında ne hissettiğini bilen toprak sahipleri ve sermayedarlar da,
onlardan korkuyor ve iğreniyor. Örgütlü hükümet gücünün yardımıyla, onları köle konumunda tutuyor. Íşçilerin durumu kötüleşmeyi sürdürdükçe, zenginlere olan bağımlılıkları artıyor. Zenginlerin zenginliği çoğaldıkça güçleri, işçi kitlesinden korkuları ve nefretleri de aynı derecede çoğalıyor,