“Monomaninin, yani belirli bir kişiye ya da nesneye yönelik saplantıların sınırı yoktur,’ diye cevap verdim. ‘Modern Fransız psikologların ‘idee fixe’ diye adlandırmış olduğu bir durum vardır ki bu, yapıdal açıdan çok sıradan görülebilirken, aynı zamanda tek bir durum haricinde her açıdan sağlıklı bireylerde de bulunabiliyor. Napolyon hakkında derin bir araştırma yapmış, ya da ailesi I. Dünya Savaşı’nda kalıcı bir zarar görmüş olan bir adamın bir ‘idee fixe’ geliştirmesi beklenebilir; bu takıntısını olağandışı birçok değişik şiddet gösterisiyle dışavurması da öyle.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Londra’daki en berbat adam olduğunu söylemiştim ama sinirli bir anında, sevgilisini bu adamın ellerine teslim eden serseriyi onunla kıyaslamak mümkün müdür sorarım sana? Onu seven, ona güvenen birini, zaten dolup taşan para keselerini daha da doldurmak için boş zamanını insanlara işkence etmeye, sinirlerini yıpratmaya adamış bir adama veren insan daha kötü değil midir?”
“Bu şekilde itilip kakılmaya bir şey demiyorum ama konuşurken her şeyin doğru ismini kullanmanızı isterim açıkçası. Siz benim Pete Carey’nin katili olduğumuz söylüyorsunuz; bense onu öldürdüğümü söylüyorum, arada büyük fark var bana kalırsa. Belki bana inanmıyorsunuzdur. Belki de size palavra sıktığımı falan düşünüyorsunuzdur.”