Ey insanlar! Biliniz ki geçici olarak size emanet verilen malınız mülkünüz, makam mevkiniz sizi kurtaramayacağı gibi, peygamber çocuğu, akrabası ve yakını olmak dahi sizi kurtaramaz! Sizin kurtuluşunuz ancak iman ve salih amelde, Allah’a layıkıyla kulluk etmektedir. İzzet ve şeref de yükselmek ve yücelmek de ancak takva iledir.
Allah elbette zalimler zümresine hidayet etmez, onları doğru yola iletmez. Öyle ya kendilerini ilah ve rab ilân eden, hak ve hakikate karşı gelen, Azîz Allah'a (c.c.) isyan eden zalimler O'nun nurundan nasıl feyz alabilir, nasıl faydalanabilir?
Allah’a isyan eden kavimlerin hüsrana uğramalarında, mağlup edilip helak olmalarında Allah’ın yenilmeyen mutlak galip olduğu görülmekte ve Azîz ismi kendini tüm görkemiyle göstermektedir.
Allah Azze ve Celle hiçbir zaman mağlup edilemez, her zaman ve her yerde galip olan ancak O’dur. Azîz Allah (c.c.) mutlak kuvvet ve kudret sahibidir, hiçbir şey asla O’ndan güçlü ve üstün değildir, olamaz. O hiçbir şekilde asla yenilgiye uğramaz. O en üstündür, en güçlüdür, izzet ve şeref sahibidir, şanı pek yücedir.
Mutlak kudret sahibi O’dur, ancak O’nun yardımıyla yaşar ve ancak O’nun yardımıyla muvaffak oluruz. Şeref ve izzet O’nundur, biz ancak O’na iman ve itaat etmekle onur buluruz.