“Sevmemek istemenin sevmek olduğunu bu ana gelinceye kadar bu derece şiddetle tecrübe etmemiştim.”
Hayatımız durmadan dönen bir değirmen…Hayallerimiz, en derin duygularımız ve kaçamadığımız sevgilerimiz bu değirmenin içinde şekilleniyor. Yazar, bu şekillenme sürecini anlatan bir yolculuk sunuyor.
İlk sayfalarda “Ben şu an ne okuyorum?” diye içimden geçirdiğim oluyordu.Ama okudukça sevdanın bir insanı nasıl değiştirebileceğini, zorlayabileceğini görmüş oldum. Anlatılan duygular çok gerçekti ve bizden bir parça gibiydi. Aynı sayfa içerisinde bir karaktere sinirlenirken, az sonra onun düştüğü duruma gülüp, hemen sonra ona acıyabiliyorsunuz. Bu duygu geçişleri eserin etkisini de güçlendiriyor.
Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Buna rağmen bazı bölümlerde duyguların çok yoğun anlatılması kitabın etkisini daha da artırıyor.
Hüseyin Rahmi dönemin idealize edilmiş aşıkları yerine, kusuruyla ve bencilliğiyle bize insanı anlatıyor.