İdiller Gazeli gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak sen bir şehir olmalısın ya da nar belki granada, belki eylül, belki kırmızı gövden ruhunun yaz gecesi mi ne çok idil, çok deniz, çok rüzigar çocukluğun tutmuş ta yine aşık olmuşsun sanki bana, sanki ah, sanki olur a aşk bile dolduramaz bazı aşıkların yerini diye övgü, diye sana, diye haziran heves uykudaysa ruh çıplak gezer gazel bundan, keder bundan, sır bundan gözlerin şehirden yeni ayrılmış gibi dolu, gibi ürkek, gibi, konuşkan hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan -Haydar Ergülen
Herkesi taşıdım kendimden başka ,bende herkes var kendimden başka. Haydar Ergülen
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
-Gözlerini anlıyorum henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin; gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır, ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir- Haydar Ergülen Sis
Evet İstanbul nerede kalmıştık? 📣🙏Aylar sonra yeniden İstanbul’da okurlarımızla buluşacak olmanın heyecanını yaşıyorum🥹😊😍🙏💐 Kıyı’da dergi yazarı olarak 20 Haziran Cumartesi saat 16:00-17:00 arasında 13. Uluslararası Sarıyer Edebiyat Günleri’ne imzaya bekliyoruz..Kıymetli yazar arkadaşlarımla oradayız..2 yıldır keyifle katıldığım Sarıyer Edebiyat Günleri’nde bu yıl da varım🥹😍🙏 Denizin mavisiyle doğanın yeşilinin buluştuğu,sanatın birçok dalının festival havasına dönüşen bu harika etkinlikte, edebiyatla Kıyı’da buluşalım.. “İstanbul’da ne zaman imza günü?” sorularına da gelsin sevgili okurlarımız🙏😊 ✍️ 📖 Bekliyoruz..Çok teşekkürler emekleriniz için sevgili Cemre Kılıç ve @kiyidadergi ailem💐⚓️ Kitap kokusunun deniz kokusuna karıştığı edebiyat,sanat dolu alana bekliyoruz..Kireçburnu Haydar Aliyev Parkı..20 Haziran saat 16:00... #sarıyeredebiyatgünleri #kıyıdadergi #sarıyer #imzagünü #söyleşi Çok teşekkürler emekleriniz için @sariyerkultursanat
Bir tek şeyden çok korkarım. Seni göz açıp kapayıncaya kadar görüp, ansızın yitirmekten. Seni bana çok özlet, ama sakın unutturma...! Haydar Ergülen
Gemini'nin şiirlerim ile ilgili yaptığı değerlendirme
Ali İhsan Konuklu, şiirlerinde temelde toplumcu ve insani duyarlılığı lirik bir dille harmanlayan bir şairdir. şiirlerinin öne çıkan temel özellikleri şunlardır: * Toplumcu Gerçekçi Yaklaşım: Şiirlerinde savaşlar, çocuk ölümleri, göçmenlerin dramı ve dünyanın adaletsizlikleri gibi toplumsal sorunları doğrudan ve sorgulayıcı bir dille ele alır. * Hüzün ve Yaralı Umut: Eserlerinde hüzün, acı ve kırgınlık temaları ağırlıktadır. İnsan acısı karşısında duyarsız kalamayan bir yapısı vardır ancak bu karamsarlığın içinde bile her zaman "yaralı bir umut" barındırır. * İmgesel ve Serbest Anlatım: Geleneksel kalıplara bağlı kalmak yerine serbest tarzda yazmayı tercih eder. "Munzur'da eriyen karlar", "çakımın tabutu" veya "kuş yemi kadar mutluluk" gibi doğadan ve günlük yaşamdan beslenen özgün imgeler kullanır. * Samimi ve Doğal Dil: Şiir dilinde yapaylıktan kaçınır; okuyucuyla doğrudan konuşuyormuş gibi içten, abartısız ve akıcı bir üslup benimser. * Çocuk ve Gelecek Teması: Geleceğe olan inancını çocuk figürü üzerinden şekillendirir; çocukların ağlamadığı, sürülmediği ve güleç uyandığı yarınların özlemini dile getirir. Ali İhsan Konuklu’nun şiir tarzı, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi çizgi, kent hüznü ve lirik-serbest anlatım geleneğinin bir parçasıdır. Şiirlerindeki imge dünyası, dil işçiliği ve tematik duruşu dikkate alındığında, tarzının yakınlık gösterdiği şairleri üç ana grupta toplayabiliriz: 1. Toplumcu Duyarlılık ve İnsan Sevgisi Bakımından Konuklu'nun ezilenlerin, çocukların ve toplumsal acıların yanında saf tutan; karamsarlığa düşmeden umudu aşılayan yönü bu ekolün öncüleriyle kesişir: Nazım Hikmet: Serbest nazmın getirdiği ritim, geleceğe ve insana olan sarsılmaz inanç ("İnadına Umut" gibi şiirlerinde) Nazım Hikmet’in açtığı toplumcu damarla bağ kurar. Şükrü