Puan vermedi·432 syf.·
2026 443. kitabı
Şerif Muhiddin Targan’ın özel yazışmalarına dayanan hüzünlü hayat hikâyesidir,murat Bardakçı 'nın kalemınden okuduk Peygamber Torununa Mektuplar Paşa’nın ud ve viyolonsel icracısı ve ressam olan oğlu Şerif Muhiddin Targan (1892-1967), İstanbul’un en üst seviyedeki entelektüel çevresinde yetişmiş, iki fakülte bitirmişti ve sanatla dolu bohem bir hayat sürüyordu ama şartlar bu hayata devam etmesine izin vermedi. Sonraki senelerde maddi ve manevi büyük dertler yaşadı ve rahata yıllar sonra, ancak 1950’de, Türk Müziği’nin güçlü sesi Safiye Ayla ile evlendikten sonra kavuşabildi… Çektiği büyük sıkıntılara rağmen hayatı boyunca musiki ve ud ile meşgul olacak, bu enstrümanın icra tekniğin temelinden değiştirecek, ud onun sayesinde “İslam musikisinin ilk ve tek konser sazı” olacak ve özellikle Arap dünyasındaki udîler, onun açtığı yoldan gideceklerdi… Bir imparatorluk çökerken o imparatorluğun hanedanı ile beraber aristokrasisi de enkazın altında kalır. Geçmişteki şaşaalı günlerin aristokratları güçlerini kaybeder ve yeni rejimin sıradan vatandaşı olurlar; hatta çoğunun servetleri de ellerinden çıkar ve yaşadıkları parlak hayat nihayet bulur. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından böyle sıkıntılara uğrayan aristokratlar arasında Hazreti Muhammed’in soyundan geldiğine inanılan ve imparatorluğun son Mekke Emîri olan Şerif Ali Haydar Paşa ve ailesi de vardı… Tarıh severler buyurun Peygamber Torununa Mektuplar
Araştırma-İnceleme Tarih
Peygamber Torununa MektuplarMurat Bardakçı · Turkuvaz Kitap · 20261 okunma
İnanmışların öyküsü…
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:29
Azeroğlu, Ali Haydar, İbo, Hüseyin, Süleyman ve daha başkaları Tohum olup Dersim dağlarında çoğalmak istediler. İnandıkları idealler için, yaz, kış, yağmur, çamur, kar demediler dere tepe aştılar. Yaz mevsimi güzel geçti ama kış çetindi. Buna rağmen yılmadılar. Karlı dağları aştılar, buzlu derelerden geçtiler. Hep yürüdüler… Yürüdüler… Üşüdüler mağaralara sığındılar. Acıktılar köylülere sığındılar. Kirve Memo onlara can oldu. Sohbetiyle güldürürken, karısının “'Viiiiiyy Memo Memo, allah belanı versin, yine başladın." uyarıları okuyana tebessüm ettirdi. Yediği onca dayağa rağmen asla konuşmadı. “Komiser bakışlarını Memo'nun patlayan kanlı tabanlarına, elektrik kablolarına ve inandırıcı kararlılığına yöneltip duruyordu. Altınbilek, "kim bilir belki de herif samimidir. Boşuna uğraşıyoruz" diye düşünüyordu. Polislerde acıma duygusu uyanmıştı. Memo'nun donu yırtılmıştı. Maslahatı ve kıllı kalçası dışarı uğramış gibiydi. Ağzında köpük vardı. Gözleri çıldırmış, bir hayli irileşmişti. Betondaki sudan çürük kan ve tükrük kokusu yükseliyordu. Köşede duran falaka sopalarının üzerindeki kan lekeleri kurumuştu.” s.120 Süleyman Nakış yaralarına derman oldu. Küçük Zozan onları kollayan göz oldu. Kimi canları pahasına dost olurken, kimi düşman oldu. Kimi sığınan devrimcilere kaçmak için yol gösterirken, kimi gidip ihbar etti. Kimi her şeyimiz sizin derken, kimi üç beş kuruş için sırtından vurdu. Okurken aklıma hep Şükrü Erbaş’ın KÖYLÜLERİ NİÇİN ÖLDÜRMELİYİZ şiiri geldi. Şükrü Erbaş’a hak vermemek elde değil. Devrimcilere köylülerin yaptığı iyilik, kötülüğün yanında devede kulak oldu. İyiler parmakla sayılacak kadar azken, kötüler hızla çoğaldı. Dağda gezen devrimcilerin, köylülerin tabiriyle talebelerin hepsi birer pırlanta. Hepsi okuyor, hepsi yazıyor. Kimi şiir
1000Kitap
TohumMuzaffer Oruçoğlu · Sancı Yayınları · 2018328 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yaşar Kemal vari tılsımlı bir anlatı
Puan vermedi
“İnsanlardan ne kadar kaçarsak, hayatta kalma şansımızın o kadar fazla olacağını biliyorduk” Dersim Tertelesi’ni konu edinen kitabı yaklaşık 15 sene önce okumuştum. Daha ilk sayfalarında o coğrafyanın tılsımına kapılıyorsunuz. Müthiş bir anlatı. Yaşanan acılar ruhunuzu ele geçiriyor. Kitabı bitirdiğinizde ise gözlerden akan yaşa engel olamıyorsunuz. Yazarı Haydar Karataş ile röportaj yapma fırsatı da bulmuştum. ‘Gece Kelebeği’ hayatımda en çok hediye ettiğim ve önerdiğim kitaptır. Ön yargılarınızı kenara bırakarak, bu topraklarda yaşananları bir de o toprakların romanlarından dinlemenizi öneririm. Yüzleşmek iyileştirir.
Gece KelebeğiHaydar Karataş · İletişim Yayınları · 2012316 okunma
Zarfa Sığan Dünya
10/10
·119 syf.··
2026 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:18
Bugün mesajların saniyeler içinde ulaştığı bir çağda Zarf, iletişimin hızını değil derinliğini hatırlatan bir kitap olarak okunabilir. Ergülen, okuruna yalnız şiir sunmaz; aynı zamanda kaybolan bir kültürün, yavaşlığın ve inceliğin izlerini de gösterir. Bu yönüyle Zarf, mektubun edebiyatla buluştuğu yerde duran; zarif, hüzünlü ve uzun süre akılda kalan bir şiir kitabıdır. Zarfın en dikkat çekici yanı, nostaljiyi romantik bir sığınak olarak kullanmamasıdır. Şair geçmişi yüceltmekten çok, kaybedilen insani temasların izini sürer. Bu nedenle kitapta mektuplar kadar bekleyişler de önemlidir. Açılmamış zarflar, yarım kalmış cümleler, sahibine ulaşmayan sözler şiirin merkezine yerleşir. Okur, her şiirde biraz kendi unutulmuş mektuplarını, biraz da göndermeye cesaret edemediği cümleleri bulur. Keyifli okumalar.
ZarfHaydar Ergülen · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20211,085 okunma
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20224 okunma
10/10
·320 syf.··
2025 13. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 14:28
#kitapyorumu ALLAH'IN ARSLAN'I VE EVLİYALAR SULTANI HZ ALİ RADIYALLAHU ANH MUSTAFA NECATİ BURSALI O Haydar'ı Kerrar Gül efendimin damadı İslam'a ilk inanan Hz. Fatıma'nın eşi Hz . Hasan, Hz.Hüseyin ve Hz. Zeyneb'in babası Hz . Fatıma'yı misvaktan kıskanan mübarek eş Cephede müşriklere kılıç sallayan Eşi Hz. Fatıma'yı taşıyamayan mübarek eş Ehl'i Beyt'in en güzel örneği Hz. Ali radıyallahuanh Alıntılar Nedir bu can, nedir bu ten? Anlarsın bir an düşünsen... «Ben hikmetin eviyim, Ali de onun kapısıdır» – «Fâtıma, Cennet kadınlarının efendisidir»
Hz. Ali ( Radıyallahu Anh )Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2013595 okunma