Bir başkasıyla duygusal ve zihinsel olarak iç içe geçmeyi arzu ettiğimiz için fiziken iç içe geçmek isteriz. Cinsel arzu, o kişiyle daha derin boyutta iletişim kurma isteği demektir. Beden, ruhsal iletişim için araç görevi görür. Cinselliği bedensel arzuların tatmini olarak görmek çok yanlış olur.
Hatırlarsanız, topun psikanalizde, üstesinden gelemediğimiz sorunları temsil ettiğini söylemiştim. Topu deliğe sokmak gibi, topa hakim olmak, topu sürmek, sektirmek benzeri hareketler de oldukça eril bir şekilde, sorunların üstüne gitmenin, onlara hükmetmeye çalışmanın ifadesidir. Top üzerinde hakimiyet kuruldukça, top zapt edildikçe, üstesinden gelemediğimiz şeyler kontrol altına alınıyor gibi gelebilir, kişi izleyici olarak bile çok rahatlayabilir. Top, bahsettiğim psikolojik boşaltıma geçici olarak araç olabilir. Fakat, top, derin düşünmenin, işleyerek çözmenin ifadesi değildir. Tersine, her şeyi top haline getirerek kontrol etmeye çalışmayı simgeler. Bu açıdan, dişilden kopuk erillikle ilgilidir.
Et, oldukça"kadınsı" bir özellik. Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren medya ince, neredeyse yağsız kadın bedenini idealize etti. Medyanın empoze ettiği güzellik algısı, kalçalı, kıvrımlı, dolgun yani aslında son derece doğal şekilde kadınsı beden tiplerinin değersizleştirilmesine neden oldu.
Kalktım işte süklüm püklüm, geceki benden, benin hayal ve hülyasından eser yok. Tam kendim kadarım yani.
Ah kendine razı olmak. Kendimden razı değilim, kim benden razı olabilir?
Sayfa 190 - 11. Baskı 2025, İstanbul / İletişim yay.·Kitabı okudu