Mutlular pek mütecessis olmazlar. Ezilen büyük çoğunluğun ise hür düşünceyi kullanmaya zamanı da, imkanı da yok. Mevcut değerleri ya kabul eder, ya ret. Her iki durumda da ne objektiflik, ne de vüzuh söz konusudur. Kısaca düşünmek bu iki zümre arasında (mutlular ve sömürülenler) sıkışıp kalanların işidir.