dünden bugüne neyi yitirdik, neleri çekip aldılar bizden bir nesil üzerinden çok güzel anlatılmış, “öz vatanında garipsin, öz vatanında paryâ” cümlesi okurken yankılandı durdu zihnimde, okunmalı…
Mukaddes EmanetNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2022650 okunma
Medine’yi ve Ravza-i Mutahhara’yı nice zorluklarla ve fedakârlıklarla müdafaa eden “ölsek de ravzanı ruhumuz bekler” diyen Fahreddin Paşa’nın mücâdelesini okuyoruz. Çok duygu yüklü bir eser, efendimiz’e duyulan aşk tarif edilemez.
Her sayfasını ayrı bir merak, ayrı bir heyecan ile çeviriyorum.
Acaba bu Sahabe Efendimiz’den ne öğreneceğim, O’nda Rasullah’ın hangi izi hangi kokusu var? Hangi hatırası, hangi tatlı anısı, hangi sözü nasihatı var ?
Her gün bir Sahabe’yi konuk ediyorum hayatıma. Ve o gün kendime onu örnek ediniyorum, onun yapıp da Rasulullah’ın övdüğü hoşuna gittiği şeyleri yapmaya çalışıyorum. Bu öyle güzel bir hâl oluyor ki. Adeta Asr-ı Saadet ile aranızda bir köprü oluşuyor.
Rasulullah’ın sevdiklerini, sevmek...
O’nun ﷺ ile gülen, O’nun ﷺ ile ağlayan, O’nun ﷺ ile aynı dava’ya başkoyan ve bu uğurda çok ağır bedeller ödeyen o güzide nesli bilmeliyiz, sevmeliyiz, hayatlarımıza katmalıyız.
İlk iman edenler, ilk yıldızlar.
İslam’ı yaymak ve yaşamak için gece gündüz koşanlar...
Fahr-i Kaînat Efendimiz’i görme ve O’nun sohbetine nail olma şerefine erişenler...
Şüphesiz bizlere en mükemmel örnek Efendimiz ﷺ dır.
Peygamberler ‘zelle’ adı verilen küçük hatalar dışında, günah işlemiyorlardı.
Biz Sahabeler’in hayatlarını okuduğumuzda, tam da onları en güzeli yapma uğrunda verilen çaba ile görüyoruz.
Ama onlar da günah işleyebiliyorlardı.
Bu anlamda onları bazı durumlarda kendimiz ile daha rahat kıyas edebiliyoruz.
Binaenaleyh cân-ı gönülden tavsiye ettiğim bu seriyi herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Bu yolculukta o kutlu insanlar bana nefes oluyorlar, heyecan oluyorlar, umut oluyorlar.
Onların Rasulullah aşkını, cihâd ve şehadet sevdalarını okudukça adeta gözleriniz doluyor.
İkinci Abdülhamid Han’ın Sherlock Holmes hayrânı olduğunu öğrendiğimden beri,
ayrı bir ilgi duyuyorum polisiye kitaplarına.
Abdülhamid’in keskin zekâsı ve detaycı bakış açısında okuduğu polisiye kitapların büyük bir etkisi var. Yıldız Saray’ındaki kütüphanesinde binlerce polisiye kitabı vardı.
Sherlock Holmes'un yeni çıkan kitaplarının ilk çevirilerini anında yaptıran Sultan II. Abdülhamid, Avrupa’da basılan bütün romanları nerdeyse herkesten önce okurdu.
Hatta Arthur Conan Doyle ve eşini sarayda ağırlayıp, birer nişan taktırmıştır.
Bu türdeki kitaplar hem heyecanlı,
hem de okuru dikkat sahibi yapıyor.
Ve zamanla insana daha hızlı ve doğru kararlar verme yeteneğini kazandırıyor.