Kadınların erkeklerle aynı eğitimi alıp çocuk bakımı ve ev işlerinden kurtulmaları halinde aynı akla sahip olabileceğine inanıyordu Platon. Üstelik devletin yöneticileri ve muhafızları arasında aile ve özel mülkiyeti ortadan kaldırmak niyetindeydi. Çocuk yetiştirme işi zaten tek tek kişilere bırakılamayacak kadar önemliydi. Devletin sorumluluğunda olmalıydı. (Platon halka açık çocuk yuvalarını ve tam günlük okulları savunan ilk filozoftur.)
Her bireyin neyi doğru neyi yanlış saydığı içinde yetiştiği çevre tarafından belirleniyordu Sofistlere göre. Buna karşı Sokrates, vicdanın her insanda aynı olduğunu savundu. Belki her ikisi de haklıydı. Çıplak dolaşan her insan bu yüzden vicdan sıkıntısı çekmez, ama başka birine kötü davranan pek çok insan çeker.
Sen ne dersin Sofie? Aslında içten içe doğru saymadığın şeyler yapıp duruyorsan, mutlu olabilir misin? Durmadan yalan söyleyen, hırsızlık yapan, başkalarına iftira eden çok insan var. Tamam! Bunun doğru olmadığını -ya da istersen haksızlık olduğunu diyelim- biliyorlar pekala. Ama mutlular mı dersin?
Sokrates mutlu olamayacaklarına inanmıştı.