Her yer kederin izleriyle doluydu, T. kaçamıyordu bundan. Önceleri yalnızca bazı erkeklerin çocuk gibi olduğuna inanmış, kendisini onlardan ayrı tutmuştu. Nasıl büyük bir hadsizlikti bu, çünkü kendisi de dahil bütün erkekler çocuktu.
Geceleri uykuya dalar ya da ıssız sokaklarda baş döndüren yıldızlara baka baka yürürken bugünü geride bırakıp kendini henüz gelmemiş bir anda konumlandırarak zihnini meşgul ederdi.
Hani derler ya, nerede ne zaman bırakırsan kazmayı o zaman ulaşıyorsun dibe. Orada öylece durman gerek; elde kürek, alnında soğuk terler, gözü dönmüş, yaptığı işten sıdkı sıyrılmış bir mezar kazıcısı gibi.