Şehirde artık her an her şey olabilir. Hiç ummadığınız bir bela sizi en umulmadık bir anda yakalayabilir.
Geleneksel ortamların nesilden nesile aktarılan devamlılığı yoktur burada, insanların hayatında ani kırılmalar gerçekleşebilir. Bu da gelecek tasavvurunun bulanıklaşmasına, gelecek algısının müphem bir bekleyişe dönüşmesine yol açar.
Emniyet duygusu yalnızca mekanda değil, zamanda da yitirilir. Bugünün onca çabasına karşın geleceğin belirsiz olması, şehrin insanını bir 'varoluşsal vakum'un ortasında bırakır.
Hayatın bir anlamı olduğu düşüncesi geriye çekilir ve boşluk 'nevroz'la telafi edilir. Sahte bir dünyaya sahte bir bilinçle uyum sağlanır.