Gülseren Gülşah

Hüner süsüm, bilgim madenim, aklım canım.Göz bebeğimden gerek öğrenmen bak bana doyasıca! hayat eli sopalı bir öğretmen.Siyah saç ak defterle geldin.Ak saç siyah defterle gidiyosun.Sen uyurken gülistanda ben diken üstüne yatmış acıyorum. Derdim kadar olsaydı kuvvetim, benimle başedemezdi kasvetim.Kendini iyi bilen kötülere ne yarar ki benim iyiliğim.Kurudu iliğim.Uzak değilki malum sırrım feryadımın menzilinden. Ne olur iyi bir haber gönder en tezinden. Kulaklarım dilimin müşterisi ezelden.Dediler yunusa bal dudaktan acı kelamlar etme demesi hayli kolay yaşamayanın bu dertle,Yunus çıkan fırtınada bir kırılan çiçek..
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zira, alemde küçük veya büyük diye bir şey yoktu. Bunlar insanların kendi açılarından baktıkları zaman küçük veya büyük oluyorlardı. Eğer öyle olmasaydı, azametli yıldızlardan bahseden, cennet ve cehennemin büyüklüğünü tasvir eden Kur'an-ı Kerim, aynı zamanda karıncadan, arıdan, sinekten ve örümcekten ve hatta bunlardan daha küçük şeylerden bahsetmezdi. İlâhî kudretin hâkimiyetinde bunların hepsi aslında birdi. Hatta madde küçüldükçe, üzerindeki sanat daha da büyüyor ve kudretteki büyüklüğü gösteriyordu.
Sayfa 290
𝑀𝑎𝑑𝑒𝑚 𝑘𝑖 𝑠𝑢̈𝑠𝑙𝑒𝑛𝑚𝑖𝑠̧; 𝑑𝑒𝑚𝑒𝑘 𝑘𝑖 𝑔𝑢̈𝑧𝑒𝑙 𝑑𝑒𝑔̆𝑖𝑙.
Kɑfeste büyümüş bir kuşsun ve şimdi gökyüzüne yükselmeye çɑlışıyorsun. Amɑ kɑnɑtlɑrın idmɑnsız...
Ve kim biliɾ kɑç zɑmɑndɑn beɾidiɾ kɑlbimi öğütlüγoɾum. Duɾup duɾup ıssız γeɾleɾde “güçlü ol eγ kɑlbim, güçlü ol Dɑhɑ çok işimiz vɑɾ” diγoɾum.