Toplumları doğuran kadınları kişi olarak görmeyen, karanlığa iten toplumlar, mazeretleri ne olursa olsun, yok olmaya, yağmalanmaya ve köle olmaya mahkümdurlar, çünkü kölelik anneden geçer.
“Uç oğlum!”demişti babası, “kimseyi bekleme, sen uç. Aynı cinsten olmayan kuşlar nasılsa birlikte uçmayacak. Sen kimle layıksan o gelecek, yanına seninle seyir alacak. Herkes kendi gibi olanı bulacak. İstersen aynı mahalleden olmasınlar, hatta aynı şehirden. Ruhları aynı kaynaktan gelenler bu zamanda birbirlerini mutlaka bulacaklar, yeter ki sen yola çık, o yolda ilerlemek, yani yolculuğun kendisi getirecek sana senin olanı, sen yeterki uç”
Ancak, yeniden doğmayı göze alabilenler, mutlak kabul ettirildikleri şeylerden soyunmaya karar verip gerçeğin peşine düşmeye cesaret edebilenler, sonunda kendilerine kavuşacaklardır. Çünkü insan katman katmandı ve kendinden soyunmadan, önyargılarını kurban etmeden öze inmek belki de imkansızdı.