Mülksüzler Ursula K. Leguin’in yazdığı klasikleşmiş hatta üzerine çokça düşünülmüş romanlarından biri. Ben bir kitabın üzerine çokça düşünmeye alışık bir insan olmama rağmen bazı yerlerde cidden bir ışığa bir yol göstericiye ihtiyaç duydum. Fikir açık; iki dünya- hangi açıdan bakarsanız sizinki dünya diğeri ay olan- karşılaştırmasını anlatıyor. Biri anarşizm ile yönetiliyor gibi görünüyor diğeri ise kapitalizm. Kapitalist dünya daha anlaşılabilir çünkü bildik şeylerden oluşuyor. Şu anki dünyamızdan ufak tefek farkları olan ama genelde ayrıma yoksulluk ve zenginliğin ana etmen olmasına ve tabiki belirgin bir devlet otoritesine sahip. Peki Anares?Anares bir anarşizm ideolojisi. Fakat bilindik anarşizm Anares’e her noktada uyum sağlıyor mu? “Özgürlük” mottosu altında ne kadar özgürler? Toplum olmanın bir yanı anarşizme karşıt ufak tefek kurallar koymayı gerekli kılıyor gibi görünüyor. Her ne kadar bunları kurallar olarak görmeyip vicdani yükümlülük olarak görseler bile. Shevek(ana karakterimiz) her iki dünya arasında yolculuk yaparken ikisinin de ideal dünyayı yansıtmadığını görüyor fakat anlamlandırıyor mu? Özünde iki dünya da kendi kuralları çerçevesinde yaşıyor gibi. Anarşist olmak yalnızca devlet otoritesinden ayrı kalmakla mı olanaklıdır? Sorularıma cevap bulamadım belki ama acaba asıl ulaşmam gereken şey cevaplar mıydı?