***
Sapere Aude!
“Yalnızca bizi ısıran ve bizi sokan kitapları okumalıyız, içimizdeki donmuş denizi kıran balta olmalı onlar.”
Franz Kafka
"Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur."
Kağıt Ev
***
Yaşamak denilen şey çok tuhaf, diye düşünür gülmesi biterken. Bazı olaylar geçtikten sonra bile, onca korkunç şeye maruz kaldıktan sonra bile, insan yiyor, içiyor, tuvalet ihtiyacını görüyor, yıkanıyor ve yaşamaya devam ediyor. Hatta kimi zaman kahkahalarla gülüyor.
Karşı tarafta çürümeye yüz tutmuş metal barakalar vardı ve taşıtların geçmediği rayların arasında el değmemiş otlar büyümüştü. Ansızın bu dünyada hiç yaşamamış olduğu hissine kapılması onu şaşırtmıştı. Bu doğruydu. Hiç hayatını yaşamamıştı. Hatırlayabildiği çocukluk döneminden beri yaptığı tek şey sadece sabretmekti. İyi bir insan olduğuna inanmış ve inandığı gibi kimseye bir zararı da olmamıştı. Hep dürüsttü, kendi çapında başarılı olmuştu ve bir süre böyle devam edecekti.
Ancak bu, anlaşılamaz bir durumdu. Çürüyen barakalar ve büyüyen otların önünde o, hiç yaşamamış küçük bir çocuktan ibaretti.
Şimdiye kadar ağaçların dimdik durduğunu sanıyordum ama... Artık öğrenmiş oldum. Hepsi iki koluyla topraktan destek alıyormuş meğer. Bak, şuna bir bak, çok şaşırtıcı değil mi?
...
Hepsi, ağaçların hepsi, amuda kalkmış duruyor.