İlişkiler doğrusal değil, döngüsel biçimlerde ilerler ve her birinin davranışı ötekinin davranisini kışkırtıp pekiştirir. Asıl soru, meseleyi kimin başlattığı ya da kimin suçlu olduğu değil, her birinin dansta kendi adımlarını değiştirmek için ne yapabileceğidir.
Bir özrü ya da barış teklifini kabul etmeniz ille de acı verici bir mesele hakkında konuşmayı bitirdiniz, ya da öteki kişiyi söyledikleri veya yaptıkları ya da söylemedikleri veya yapmadıkları için bağışladığınız anlamına gelmez.
Özürü kabul etmek her zaman barışmak anlamına gelmez. Dünyanın en iyi özrü her bağlantıyı yeniden kuramaz özür dilerim sözcükleri içtenlikle söylendiğinde bile yetersiz kalabilir. İlişkinin üzerine inşa edildiği güven temeli bazen onarılamaz. Bizi incitmiş olan insanı bir daha asla görmek istemeyebiliriz. Y ben ine de özrü kabul edebiliriz.