Ayşe

Ayşe
@helianthus_
Fakat onu öldüren, herkesten çok kendisinin kötülüğüydü. Kendine saygı duyamamak kadar ona acı çektiren hal yoktu. Kendinden korktuğu, ruhunun karanlığından bir tiksinti duyduğu zamanlar, "Ah, ne iğrenç bir muammayım!" diyerek kendindeki bu iki ruhu, bu bazen hep mavi ve saf, fakat çoğu zaman böyle kana bulanmış, murdar ruhları düşünür, daimi bir ses olmak üzere içinden kendine "Canavar!" diye hitap eden bir vicdan bulurdu.
Sayfa 58 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ya ben, ben ne yapayım?" Ah, niçin o daima böyleydi? Dünyada huzur ve rahatın hep düşüncelerden doğduğunu görüp kendini üzen şeylerin de hep kendi muhayyilesinin, kendi tercihlerinin icatları olduğunu düşünerek kendine, ruhuna karşı bir şey yapamadığından, kendini iyileştirmek için bir çare bulamadığından deliren bir öfke ve kızgınlık hissediyordu.
Sayfa 56 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Gerçekte bir duygu galeyanı arasında haykırarak bu otlara karışmak, topraklara karışmak için karşı konulmaz bir ihtiyaçla acı çekiyordu. Kendini en çok şaşkınlığa uğratan güzelliklerin karşısında hissetiği ezilmek, ölmek arzusu şimdi daha şiddetli ve gücünü tüketen bir inatla onu zayıf düşürüyordu.
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
O her türlü endişeden uzakta geçirdiği hayatı, hiçbir çaba harcamadan bile ümit edilenin üstünde bir neşeyle, daima beklenmedik tebessümlerle gelen, hep güzelliklerle, hep mutluluklarla gelen o sade hayatı, ona şimdi ele geçmesi imkansız bir lütuf acılığıyla, bir hüsran matemiyle görünüyordu.
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
...kabahat, şu sebebini düşününce kalbini sızlatan can sıkıntısında, ne kadar aşk ve bağlılıkla geçerse geçsin beş senelik hayatın yıprattığı kalplerde, bu kalplerin, insan kalbinin eskimeye olan kabiliyetindeydi.
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı yarım bıraktı