Duygusal yönü çok baskın, okurken onu hissediyorsun; zaten Gospodinov’un babasının kanser sürecini ve onun ardından tuttuğu yası anlattığı bu kitap, aslında "Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." cümlesiyle özetlenebilecek acayip içten bir anı-roman. Hayatını toprağa adamış sessiz, emekçi bir babanın adım adım soluşunu izlerken, bir yandan da "Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi gittiğinde gerçekten büyümüş mü oluyoruz?" sorusuyla baş başa kalıyorsun. Ağdalı edebiyat yapmadan, sanki karşılıklı dertleşiyormuş gibi çok sakin ama insanı derinden yakalayan, şefkatli ve hüzünlü bir kitaptı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Gizemli kurguları seven biri olarak bu kitaba bayıldım. Çünkü yazar sana düz bir hikaye anlatmıyor; her bölümde yapbozun bir parçasını veriyor ama parçaları bilerek yanlış yerleştirmen için seni manipüle ediyor. Son sayfaya kadar da "Kim taş, kim kağıt, kim makas; kim kimi kesecek?" sorusu kafanda dönüp duruyor.