7 Şubat Cumartesi günü saat 20.00’da #booklove sitesinde kitap kulübüm var. Siteye girip “Kök Yazın Birliği” yazarak kulüp detaylarını bulabilirsiniz.(Şevket Süreyya Aydemir -Suyu Arayan Adam)
Edebiyat
Korku filmi önerileri
the dark and the wicked (2020) – bryan bertino kırsalda bir çiftlik, ölüm döşeğinde bir baba, perişan bir anne… ve görünmeyen bir kötülüğün adım adım içeri sızışı. film boyunca tek kelimeyle huzur yok. her sahnede bir şey olacak hissi boğazına oturur ama geldiğinde de hiçbir şeye hazırlıklı değilsindir. umut kırıntısı bile yok. finalde anlıyoruz ki, kötülük yalnızca geldiği yerde değil, artık onların içinde. bertino zaten the strangers ' la bizi dağıtmıştı, burada ise göğüs kafesini parçalayarak yapıyor aynı şeyi. the medium (2021) – banjong pisanthanakun tayland'da geçen bir şaman belgeseli gibi başlıyor ama kısa sürede çığrından çıkıyor. din, inanç, cinler ve folklor birleşip deliliğe dönüşüyor. bedenin içine giren varlık, sadece ruhu değil, tüm aileyi lime lime ediyor. finalde kötülük ne kovulabiliyor ne de anlaşılabiliyor. en korkunç olan da şu: tüm bu kabus, bir inancın devamı gibi sunuluyor. gerçekmiş gibi izliyorsun, sonunda gözlerini kapatsan da içinden atamıyorsun. hellraiser (1987) – clive barker acı ve haz arasındaki sınırı arayan insanların kapısını cehennemden gelen varlıklar çalıyor. cenobite'lar yalnızca kurbanlarını öldürmez, ruhlarını da yavaş yavaş söker. filmin sonunda kurtuluş yoktur, çünkü aradıkları “şey” aslında çoktan onları içten içe yok etmiştir. clive barker, hem beden hem zihin üzerinden bir kabus örgüsü kurar. finalde herkes kaybeder. kimse aynı kalmaz. zihin orada asılı kalır. pulse (kairo) (2001) – kiyoshi kurosawa internetin henüz yeni yeni hayatımıza girdiği dönemde, teknolojiyi bir lanet gibi işleyen en depresif japon korkularından biri. hayaletler artık dijital dalgalarla yayılıyor, şehirler yavaşça sessizliğe gömülüyor. film bittiğinde dünya çoktan sona ermiş, insanlar kendi gölgelerine bile karışamaz hale gelmiş oluyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“karanlık ve çaresizlikle biten”,korku filmleri 1. the mist / öldüren sis (2007) yönetmen:frank darabont oyuncular: thomas jane, marcia gay harden bir markete sığınan insanlar, dışarıda puslu bir dehşetle baş etmeye çalışır. ancak gerçek canavar dışarıda değil, içeridedir. ve finalde gelen o acı karar… insanlık, doğadan değil kendinden korkmalı. son sahnesiyle sinema tarihinin en sert ve umutsuz çözümlerinden biri olur. 2. hereditary / ayin (2018) | yönetmen: ari aster oyuncular: toni collette, alex wolff bir annenin yas süreciyle başlayan film, kuşaklar arası lanete dönüşür. her sahne, bilinçaltını eşeleyen bir bıçak gibi işler. aile bağları bazen sadece cehenneme zincirdir. sonunda ne kurtuluş vardır ne de açıklama – sadece ritüel, sadece karanlık. 3. the witch / the vvitch (2015) yönetmen: robert eggers oyuncular: anya taylor-joy, ralph ineson 17. yüzyıl new england'ında geçen film, tanrı korkusu ile cadı mitolojisini çatıştırır. bir ailenin inançla çürüyüşünü izleriz. finalde saflık yok olur, şeytan değil kurtuluş seçilir. büyüye değil, yalnızlığa teslim olunur. 4. martyrs / işkence odası (2008) yönetmen: pascal laugier