Teyzemler ve dedemle yemek yerken ilk ben doymuştum. Boşları alırken annem "Yaş pastayı süsleyebilir misin?" dedi. Ben de "Ben ne anlarım süslemesinden. Sadece yapmasını seviyorum onu da zaten dün hallettik." dediğimde kendisi gülerek "Sen yaparsan güzel olur. Ben sana güveniyorum." dedi. Salondan çıkarken "Pişman olacaksın ihihihi." yaptım.
Krem şantiyi en fazla poşetlemiştim bir ara. Üstünü sürüp geri kalanına masada bölünmüş pancar suyu ekledim: Beyazı beyazla süslemek saçma geldi. Meyveli yaptığı için kahve, kakao ya da çikolata elendi.
Yazıyı düşündüm: İlk kez süslüyorsam kendime özgü şekilde süsleyeyim bari. İmzam olsun. :P
İlk hali biraz çıplak geldi. Masadaki gülleri uyum için beğendim. 6-7 yaprak yapıştırdıktan sonra makası da görünce niye şekil vermeyeyim ki deyip şekillendirdim.
En son o tam gülleri annem gelince ekledi. Yazıyı görünce güldü ve "Kısa kelime lazımdı, uzun sığdıramazdım. Kendi doğum günü pastama bile o kadar özenmemiştim ve o kadar sevgi katmamıştım. :D" dedim kalpleri işaret ederek. Sonra annem "Baya hızlı davranmışsın. Bunu dede için yapmıştım. Doğum gününü bilmiyoruz ve bugün bir aradayız diye öyle denk getirdim. İçeride diyemedim." deyince şaşkınlıktan sonra gelen üzüntüyle "Ciddi misin, yerken söyleseydin (!) ona göre yazardım. (:" dediğimde kahkaha attım "Kaç yaşındaki adamın pastasını bu şekilde kutlamak çok komik geldi. Bilseydim Hellü Dede ya da Hellü ... yaş yazardım gülücükle. Dedenin çok hoşuna giderdi ve baya gülerdi." dediğimde annemler de güldü ama ne yapacaklarını bilemez şekilde bakıyorlardı: ayıp ve saygısızlık olarak görebildiklerini anladım. "Dede içtenliğe önem veriyor. Ve beni biliyor. Kaç kere yanına gittiğimde hellüü tatlış genç veya hellü dedee diyorum. Baya gülüyor. Olay yıl yani, onu kaldırmak gerek. Güllere