m

Yara sıcakken acımaz, hemşireciğim. Hele bir kere soğumaya başlasın. Sen bak, seyret o kızcağız nasıl yanıp yakılacak?...
Reklam
- A hanımcığım, siz de niçin sizi istemeyen bir insan üstüne bu kadar düşüyorsunuz? O sizi tekmeliyorsa siz de onu tekmelersiniz, olur biter, dedim. Manastırlı hanım, cahilliğime acır gibi, gülümseye gülümseye: - A hemşireceğim, gözümü açtım, onu gördüm. Bunca yıl bir yastığa baş koyduk. Kocadan ayrılmak kolay mı? dedi ve sesini titrete titrete: "Anadan geçilir, yârdan geçilmez" diye bir beyit okudu. Ben, âdeta hiddetle: - İnsan, kendini aldatan bir erkeği nasıl sever? Ben, bunu anlayamıyorum, dedim.
Hayırlı sabahlar
En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesâtına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Mektubat
Serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı. Bir hayalden geldim ben, bir hayal verdim sana, mavi-yeşil bir hatıra: işte dünya ruhum! ovada sert es, yamaçta sus, ırmakta ağla. İşte dünya kapısı, işte dünya kederi ister dağının gölgesinde dur, ister incirin neşesine vur ağrı kendini ve tamamla.
Bitiriyorum burada Boğazımda patlamamış bir çığlık Bağırmak, ağlamak yok artık Uzun bir şiirin dizelerini bir bir yaşadım Uzun bir şiir oldu hayatım Ben niye kimselerin ağlamadığı yerlerde ağladım? Kopardığım çiçeklerden niye hep kan fışkırdı? Ben sokağa çıktığımda kapılar kapanır, Anneler içeri çekerlerdi çocuklarını Irmak aktı denize, yaprak toprağa düştü Bana çakıl taşları, bana kuru dallar kaldı. Bitiriyorum burada. Artık hiçbir şey sorma. Ahmet Erhan