gidersin; yağmurlarda kırık kalır mızrabım
gidersin; ardından dilsiz bir ihanet gider
gidersin; her şey gider
gidersin; kalbimde bir tabur ayaklanır
ilgilenmez ordular, hükümetler
gidersin; ne rezil bir an’dır bu
yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat
gidersin; bir hazin dramdır bu
Ruh'umu dünyaya sığdıramadım ama
Karanlığa gömülen yüreğime seni sığdırdım
Aydınlat diye benliğimi
Binlerce kez beter olsun gece,
senin ışığın yoksa içimde . .
Sen Geldin
Baharı getirdin
Güneşi gören bir çiçek gibi
Mahkumiyetimde ömrümün
Rüyalarımda bir yer açtın
Önce seni sevdim
Sesine tutuldum
Bir mendile serpilen
Kokunu çektim içime
Sonra
Yüzün değdi yüzüme
Ezberledim her halini resimlerde
Saçlarında bulutlar dalgalanırdı
Kar tanecikleri barındıran
Bir dünyayı simgeliyordun gözlerinde
İçinde yeşillikler barındıran
Kolektif bir şiir gibiydi tenin
Okudukça mısraları
Dokunurdu yüreğime
Yüreğin
Bir Vücut olurduk
İki farklı dünyada
aldanışlarımın her turuna
kandırmalarına doymayışına
hangi ölümün pençesine
kaç kere tutuldum
bir sen şahitsin buna
bir de ayrılık şiirlerim
beni öldüremedin ama
seni ben öldüreceğim
yüreğimin mezarına gömeceğim
kahroluşlarıma her gülümsediğinde
bir dal koparacağım yapraklarından
seni de öldüreceğim
içimde büyüttüğüm sevgini de
dünyaya sığdıramadığım hayallerimi de..