bütün duygularım işgal altında
tüm kalelerim zapt edildi
içgüdülerimle hareket ederdim
bedenim
bana ihanet edene kadar
bildiğim bütün küfürler
sırasıyla dökülürken dilimden
nefret dolu bakışlarını
süzerken
karşımda
sen
ve
döktüğün
gözyaşların
gözyaşların
sızlatmazdı artık yüreğimi
çünkü
tatlı bir kadındın
acı bir bira
şafak vaktiydin
geceden kalan
bir kaç anıyla
sende onlar gibi
terk edip gittiğinden beri
akıp giden zaman
zarardan ziyan
''Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…''
En sevdiğimiz şiirin en güzel satırıydı bunlar
Defalarca okuyup dinletmiştim sana
Bu gece sen gittikten sonra
Yine dinledim sensiz
Yine sevdim
Yine özledim
Yine hasret kaldım
Gözlerim doldu
Kokuna gittim
Kokunu çektim içime
Resmini aldım elime
Gözyaşlarımı damlattım üstüne
Sevdiğim
Yine seni andım bu gece
D.B. 17/12/2025
gidersin; yağmurlarda kırık kalır mızrabım
gidersin; ardından dilsiz bir ihanet gider
gidersin; her şey gider
gidersin; kalbimde bir tabur ayaklanır
ilgilenmez ordular, hükümetler
gidersin; ne rezil bir an’dır bu
yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat
gidersin; bir hazin dramdır bu
Ruh'umu dünyaya sığdıramadım ama
Karanlığa gömülen yüreğime seni sığdırdım
Aydınlat diye benliğimi
Binlerce kez beter olsun gece,
senin ışığın yoksa içimde . .
Sen Geldin
Baharı getirdin
Güneşi gören bir çiçek gibi
Mahkumiyetimde ömrümün
Rüyalarımda bir yer açtın
Önce seni sevdim
Sesine tutuldum
Bir mendile serpilen
Kokunu çektim içime
Sonra
Yüzün değdi yüzüme
Ezberledim her halini resimlerde
Saçlarında bulutlar dalgalanırdı
Kar tanecikleri barındıran
Bir dünyayı simgeliyordun gözlerinde
İçinde yeşillikler barındıran
Kolektif bir şiir gibiydi tenin
Okudukça mısraları
Dokunurdu yüreğime
Yüreğin
Bir Vücut olurduk
İki farklı dünyada