*“Oku; çünkü her okuduğun satır, kalbine açılan yeni bir kapıdır.”*
Her değişim zamanını bekler…
Dizi Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her fırsatta beni zorbalayıp dalga geçen abim...🫠
Bak anılar el olmuş, Her biri bir yerde Ölüyoruz bir köşede Yaraları saramadan...
Müzik
Sagopa Vasiyet Etkili
Bazı insanlar hayatı kazanarak büyümez; kaybederek olgunlaşır. Her düşüş, insanın üzerine biraz daha toz, biraz daha sessizlik bırakır. Ama zaman geçtikçe anlarız ki mesele hiç yere düşmemek değil, her seferinde ayağa kalkacak cesareti bulmaktır. Çünkü insanı büyüten zaferler değil, kalkmayı öğrendiği yenilgilerdir. Belki de bu yüzden bazı yüzler yıllandıkça şarap gibi değer kazanır; acıları sakladıkları için değil, onlarla yaşamayı öğrendikleri için.
Alıntı
İhlaslı(!) modernistlerin dostlukta eğri terazisi...
Zaman geçip geçtiğinde ve o beklenen vuslat kapısına varıdılğında, varmak isteğin şey, uğruna zaman harcadığın, zihninde büyüttüğün, anlam yüklediğin o asıl mıdır yoksa sadece gölge mi bilinmez. ​ Bu düşünme biçimi akıl süzgecinden geçen mantık silsilesi. Lakin beklemenin başka ve asıl olan bi boyutu var ki o da gönül/ruh boyutudur. Ve maalesef ki sınırlı akledebilme istidadımızla aklettiğimizi sandığımızda (!) gönül mercî vukularda mahzun olmak kaçınılmaz oluyor. Halbuki gelen her kimse ya da neyse 'başımın üstünde yeri var' teslimiyetine sarılabilsek 'Geldin ama bakalım gerçekten o musun, yoksa ben mi öyle sandım?'diye bir sorgulamaya hacet kalmayacak. Beklenene hemen(!) sarılmayan, onu önce süzgecinden geçiren, mesafeli ve güçlü bir duruş (!) hatta insanın samimiyetini tartma bedbahtlığı gönül erinin ihlasına yakışmaz, yakıştırılmaz. Bilâkis gönül eri, kapının kendisiyle değil, o kapıyı çaldıran iradeyle ilgilenir. Hfz.ش🌾 26.Haziran2026 18:58
Duygu ve Düşünce