Gönülden inledi, içten inledi,
Ben anlatayım da bir dinle," dedi,
"Sonra sen istersen bu hâlime gül :
"Evde üç kişiyiz, üç dertli gönül;
"Hepimiz elemle uğraşıyoruz,
"Kör dolaşıyoruz, kör yaşıyoruz.
"Bir gün anlamadık birbirimizi,
"Sade bir damla kan bağlıyor bizi,
"Annem düşünceli, daima küskün,
"Yok ömrümde onu şen gördüğüm gün; "Kardeşim neşesiz, durgun bir çocuk,
"Hep gözleri yaşlı, hep benzi uçuk,
"Ben vakitten evveli ihtiyarlayan,
"Sevgisiz, emelsiz, günleri sayan,
"Mâziye ağlayan bedbaht, bir deli,
"Her gün biraz daha gönlüm kederli, "Onların içinde ben de sessizim;
"Düşün ki : Ne hazin oluyor bizim
"Aynı dam altında toplanışımız,
"Mâziyi hasretle her anışımız...
"İsli bir lambanın kör ışığında
"Koynuna gölgeler gömülen oda
"Dinlerken soluyan nefesimizi,
"Başka başka hisle ayırır bizi :
"Annem gençliğini içten yad eder,
"O eski günlerim ne günlermiş der,
"Tam sekiz yıl evvel can veren babam, "Gözümün önüne gelir her akşam! "Kardeşim: Kafesten geceye dalar
"Kim bilir onun da ne elemi var?
"Ben, beni terkeden, beni aldatan,
"Bir sonu gelmeyen kâbusa atan
"Kadının yaşarım hâtırasını;
"Gönlüm tutuyorken hâlâ yasını