Ama burası bizim toprağımız. Biz ölçtük, biz sınır çizdik buraya. Bu topraklar üzerinde doğduk, öldürüldük, öldük. İyi toprak olmasa, kötü toprak olsa da bizim burası. Bu yüzden bizim. Burada doğduk, çalıştık, öldük diye. Sahipliği yaratan budur, üzerinde sayılar yazılı bir kâğıt parçası değil.
Casy tekrar konuştuğunda sesi acı ve kararsızdı. “Kendi kendime, ‘nedir bu çağrı, nedir bu inanç,’ diye sordum. Sonra cevap verdim. ‘Sevgidir.’ Ben insanları öyle çok seviyorum ki, o sevgiden çatlayacak gibi oluyorum zaman zaman.
Kim bir şairi kırsa
Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela
Bilirim kim dokunsa şiire
Eline bir kıymık saplanacak.
Bilirim kırılmış dizeleri tamir etmez zaman
Yorgunum oysa
Durmadan kendime bir tunç uyak aramaktan.
Madak.
“Kalbimin doğusu,
Her resme güneş çizen bir çocuktu.
Gam yükünün kervanları yürürdü dudaklarımda
Kavruk ve çatlaktı dudaklarımın toprakları.
Ölümün ötesinde bir köy vardı
Orda, uzakta, kalbimin en doğusunda
Şimdi bana yalnızca
Dertli türkülere duyduğum karşılıksız aşk kaldı.”
Madak.