Şimdinin ve geleceğin bütün meselelerinin halledilmiş olduğuna ve günümüzün meselelerine cevap verebilmek için geçmişin formüllerini ezbere bilmenin yeteneğine gururlu bir şekilde inanmak, Kur'ân'ın dinamik dünya görüşüyle asla bağdaşmaz!
Hakiki bir "şeriat uygulaması", Kur'ân'ın her hükmünün arkasında, onun konuluş sebebini, o hükmü ilham eden ve gerektiren prensibi ve uygulamaya konulduğu tarihi şartları araştırıp bulmayı gerektirir. Özellikle ve daha da önemlisi, bu uygulama girişimlerinin her birinin Kur'ân'i vahyin bütünlüğü dikkate alınarak gerçekleştirilmesini gerektirir. Çünkü şeriat, Allah'ın vahyedilmiş iradesiyle Kur'ân'ın bütünü tarafından yapılması emredilen eylemlerimizden her biridir, yoksa falan ayeti, ona anlam kazandıran Kurani ve tarihi bütünlüğünden kopararak lâfzi bir okuma yapmak değildir.
Ancak o zaman şeriat, her çağda, toplumun gelişmesinin ve hayatın bir mayası olabilir.