Nefsin arzularına muhalefet ederek Allah'a vaat ve ibadette bulunmak, şifa verici bir ilâçtır. Kalbin(ruhun) hastalığının izalası ve sıhhate kavuşmamım yolu ancak ilaçlarla mümkündür.
Şüphe götürmiyecek şekilde anladım ki, Sofiya(mutasavvıflar) hakikaten Allah yolunu bulan kimselerdir. Onşarın gidişleri, gidişlerin en güzelidir. Gittikleri yol, yolların en doğrusu, ahlâkları ahlâkların en temizidir.
Sonra aczimi hissederek ihtiyarın tamamen elden gidince çaresiz kalmış bir kimsenin sığındığı gibi ben de Allah'a sığındım. Çaresiz kullarının duasını karşılıksız bırakmayan Allah beni kurtardı.
-Göç'e hazırlan göç'e! Geride ömrünün pek azı kalmıştır. Önünde uzun bir ahiret yolculuğu var. Bugüne kadar elde ettiğin bütün ılim ve amel hep riya ve gösteriştir. Şimdi âhiret için hazırlık yapmazsan ne zaman hazırlanacaksın? Dünya ile şimdi alkanı kesmezsen ne zaman keseceksşn!?
Anlamıştım ki ahirette saadet(bahtiyarlık) ancak takva(günahlardan uzaklaşmak) ile, nefsi hevâ ve hevesten men etmekle olur.
Bütün bunların başı da gurur yurdundan(dünyadan) uzaklaşmak, ahirete bağlanmak, , bütün varlığımla Allah'a yönelip, dünya ile olan ilgisini kesmektir. Bunun da ancak makamdan, maldan, insanı yüksek derecelerden alıkoyacak meşgalelerden, alâkalardan kaçmakla mümkün oşacağı aşikârdır.