Dalaletten Kurtuluş

İmam Gazali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Dalaletten Kurtuluş
9/10
·75 syf.··
2021 16. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 21:57
Ömrünün son senelerinde yazdığı bu risalede Gazâli gençlik çağından beri hakikati nasıl araştırdığını, taklidî akıdelerden kurtulup "yakîn"hasıl etmek için ne yolda çalıştığını açıklamakta ve bedihî bilgilerden bile şüpheye düşecek derecede bu uğurda titizlik ve ifrat gösterdiğini anlatmaktadır. Hakikati araştıranların "İlm-i Kelâm âlimleri, Bâtıniyye fırkası, Felsefeciler ve Mutasavvıflar" diye dört grupta toplandığını ve bunların teker teker sırayla tetkik ettiğini ifade eden Gazâli, bunların her birinin ayrı ayrı ele almakta ve bilhassa Felsefe ile Bâtınilerin Ta'lim mezhebi üzerinde etraflıca durarak bunları tahlil ve ağır bir tarzda tenkit etmektedir. Tasavvuf tarikını hem kitaplardan ve ehlinden tetkik ve tahkik ederek öğrendiğini, hem de zahidane bir hayat yaşamak suretiyle nefsinde bizzat müşahade eylediğini bildiren Gazâli bu mevzuda "Yeryüzünde Nübüvvet ışığından başka aydınlanacak bir şey olmadığını", tasavvufun, kalbi tamamiyle masivadan (Yaradandan gayri her şey) temizlemek, yalnız Allah'ı anmakla meşgul olduğunu; bundan sonraki hâli, kim ifade etmek isterse sözünde mutlaka kaçınılması mümkün olmayan hatalar olacağını", aklın idraki haricinde kalan şeyleri idrak etmenin, ancak nübüvvet yolu ile mümkün olduğunu", "kalbin (Allah'ı tanımağa mahsus bir yer olan ruhun hakikatinin) de bir hastalığı mevcut olduğu, bu hastalığın tabibi Peygamberler olduğu, bu hastalığa karşı Peygamberler tarafından miktarları belli edilen ibadet ilâçlarının mevcut olduğu ancak bunların akıl ile idraki kaabil olmadığından onları nübüvvet nuru ile idrak eden Peygamberleri taklit etmek gerektiğini", "aklın vazifesi bu hakikati bize bildirmek ve öylece teslim etmek olduğunu" anlatmaktadır. "Nübüvvetin varlığında, mahiyetinde ve muktezasıyla amel etmekte halkta görülen itikat, iman
1000Kitap
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
10/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 00:26
İmam Gazali nin Hakikate Giden Yol kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim, inceleme de yazmıştım Dalaletten Kurtuluş kitabını farklı bir eser sanıyordum oysaki Hakikate Giden Yol ile aynı eser imiş İsim farklılığından dolayı aldanmışım Kitap çok hızlı bitmiş oldu :) Herkese iyi okumalar
Din
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
Gazali
Puan vermedi·
İmam gazâli gençlik çağından beri hakikati nasıl araştırdığını, taklidî akıdelerden kurtulup ve açık bilgilerden bile şüpheye düşecek derecede bu uğurda titizlik ve ifrat gösterdiğini anlatmaktadır. Hakikati araştıranların “ilm-i kelâm alimleri, Bâtıniyye fırkası, felsefeciler, ve mutasavvıflar” diye 4 grupta toplanmıştır. Bunları hepsini tetkik etmiştir özellikle felsefe ile bâtınilerin ta’lim mezhebi üzerinde etraflıca durarak bunları tahlil ve ağır bir tarzda eleştirmiştir. Gazali tasavvufu hem kitaplardan ve ehlinden tetkik ve tahkik ederek öğrenmiştir. Gazali zahidane bir hayat yaşamak suretiyle nefsinden bizzat müşahade eylediğini ve bu mevzuda “ yeryüzünde nübüvvet ışığında başka aydınlanacak bir şey olmadığını” tasavvufun kalbi tamamiyle yaradandan gayri her şey ile temizlemek, yalnız allahı anmakla meşgul olduğunu anlatmıştır. Gazâli aklin idraki haricinde kalan şeyleri idrak etmenin ancak nübüvvet yolu ile mümkün olacağını belirtmiştir.
Din
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
İmamı Gazali
Puan vermedi·80 syf.··
2025 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 21:18
Eserin en dikkat çeken yönü, Gazâlî’nin samimi itiraflarıdır. O, yalnızca teorik bir tartışma yürütmekle kalmaz, aynı zamanda ruhsal bir buhran yaşadığını ve bunun üstesinden nasıl geldiğini de anlatır. Filozofları eleştirirken onlardan tamamen kopmaz; aksine, onların bazı doğru tespitlerini kabul eder, ancak esas hakikatin tasavvufî tecrübe ile idrak edilebileceğini savunur. Bu açıdan kitap, akılcı sorgulamalar ile mistik sezgi arasında bir köprü niteliğindedir. Dalaletten Kurtuluş
1000Kitap
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
El munkizu min eddalal
Puan vermedi·75 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
İmam Gazali eskilerin deyimiyle ilimde bibahri payan. Gazali kendine sorulmuş bir suale şifahen cevap vermek yerine bu risaleyi kaleme alıyor. Şu usulün güzelliğine bakar mısınız? Eskiler hoşlanılır bir sualle karşılaştıkları zaman bu usulü tercih edermiş. El munkizu min eddalal böylece vücuda gelmiş bir eser. Eserin kıymetini tartmak haddim değil lakin şunu söylemezsem olmaz: mümkün olsa bu eserin her bir cümlesini lise duvarlarına kazırdım.
Din
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
6/10
·75 syf.··
2022 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 16:50
Gazali bu kitapta, dinin olduğu yerde akıl, aklın olduğu yerde dinin var olamayacağını, çünkü aklın dini fesh edebilme özelliğine sahip olmadığını, ikisini kıyaslayabilmek ya da ikisinden birisini kabiliyet bakımından üstün konumda tutabilmek için aynı dili konuşmaları gerektiğini anlatıyor. Akıl ile dinin hakikatlerine ulaşamazsınız. Din inanmak için vardır. Bir şeye inanmak için onun gözle görülebilmesi, dil ile tadılabilmesi, ten ile dokunulabilmesi ya da kulak ile duyulabilmesine gerek yoktur. Gazali, dine en yakın kulvarda teoloji bilimini görüyor. Bunun yanında mantığa hizmet ettiği için felsefeyi de inanç noktasından ayırıyor. İnancını sorgulayan, kendisine göre gerçeği aramak için yola çıkan, hayatından pek çok örnekler görebileceğiniz bir Gazali eseri.
Din
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
Okuma Önerisi
9/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
Merhaba, Kitabın farklı yayınevlerinden farklı baskıları mevcut. Özellikle Arapçadan geçen kelimelerin çokluğu yordu beni. Bu yüzden farklı yayınevlerini de tercüme anlamında deneyimlemek isterim. Kitaba gelince: Gazali, felsefe ilmine karşı çıkan önemli bir isim. Mantık ilmine katkısı büyük. Kitabında felsefe ilmini ve bu ilimle meşgul olanları resmen ifşalıyor. İbn-i Sina ve Farabi gibi isimlere kavgada söylenmeyecek sözleri söylüyor. Kısa ve öz konuşuyor. Hacmi küçük bir eser zaten... ancak anlattıkları ciltlerle ifade edilebilecek bir kitap. 55 yaşında hayata gözlerimi yuman bu ilim aşığı diyebileceğimiz Gazali'nin hem ilmi öğrenmesi, öğrendikten sonra da tatbik etmesi konusundaki çabası bile başlı başına yeterli. Ben severek okudum. Felsefeye bakış açım belliydi ancak daha da netleşti diyebilirim. Daha fazlasını bloğumda yazmıştım: hknkr.com/dalaletten-kurt... İyi okumalar.
Dalaletten Kurtuluşİmam Gazali · Onur Kitap yayınları · 20186,1bin okunma
8/10
·96 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 07:15
İmam Gazâlî Hazretleri bile hakikatı arama yoluna çıkmış ve hakikati bulduğunu düşündüğü noktada amel etmiş, şükretmiş. Bugünkü Müslümanlar ise her gördüğünü doğru ya da yanlış biliyor, bilgi edinmiyor, araştırma yapmıyor. Bence Hakikat arayışına, Hakikat Arayışı ile başlanılabilir.
Din
Hakikat Arayışıİmam Gazali · Ketebe Yayınları · 20206,1bin okunma
Şüphe ve Hakikat Arayışı
10/10
·151 syf.··
2026 2. kitabı
Gazali'nin sıra dışı hayatı bu kitabı merak edip okumamda en büyük etkiye sahip olmuştur. Bu nedenle biraz Gazali'den bahsetmek gerekir. Gazali 33 yaşında hayatının en üst noktasındaydı. Nizamiye medreselerinin baş müderrisi, aynı zamanda Selçuklu Devleti'nde en çok akıl danışılan kişilerden biriydi. Gazali'nin 33 yaşında bulunduğu mevkiyi hafife almamak gerekir çünkü Nizamiye medreseleri o dönemin dünyasındaki en prestijli, en gelişmiş ve "uluslararası" kabul gören eğitim kurumuydu. Burada baş müderris olmak demek Selçuklu'nun o günkü konumu düşünüldüğünde günümüzde Oxford veya Harvard üniversitesinde rektör olmak gibi bir şeydir. Sonra bir anda bildiklerinden şüpheye düştü. Bildiklerinin "yakîn" (kesin bilgi) olup olmadığını sorgulamaya başladı. Bu şüphe süreci öyle bir noktaya geldi ki konuşma yetisini kaybetti ve ders anlatamaz hale geldi. 1095 yılında tüm makamlarını bıraktı. Ailesine yetecek kadar mal ayırıp geri kalanını dağıtarak sessizce Bağdat’tan ayrıldı. Ona karşı çıkmasınlar diye hacca gidiyormuş gibi bir izlenim oluşturdu. Şam, Kudüs ve Hicaz arasında yaklaşık 11 yıl sürecek bir yalnızlık dönemi başladı. Şam Emevi Camii'nin minaresinde tek başına yaşadı, cami süpürerek nefsini terbiye etti ve tasavvuf yolunda derinleşti. Kesin bilgiye nasıl ulaşabileceğini anladı. Daha sonra Selçuklu veziri Fahrülmülk’ün ısrarı ve toplumsal bozulmaya karşı duyduğu sorumlulukla kısa bir süreliğine Nişabur Nizamiye Medresesi’nde tekrar ders vermeye başladı. Ders vermeye başlamasında tasavvuf ehlinin de büyük bir etkisi olmuştur. Ancak bu kez eski "şöhretli hoca" değil, ruhsal olgunluğa erişmiş bir arifti. Eski Gazali öğrencilerine "İnsanı makam, mevki sahibi yapan ilim." verirdi. Yeni Gazali ise tam tersini, yani "İnsanı makam ve mevkiden uzaklaştıran ilim." öğretmeye
Duygu ve Düşünce
El-Münkız Mine'd-Dalalİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20196,1bin okunma
Gazalinin fikri yolculuğu
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
El-Munkız, İmam Gazâlî’nin bir talebesinin kendisine yönelttiği soruya cevap olarak kaleme aldığı, tasavvufa yönelişinin entelektüel ve manevi serüvenini anlattığı önemli bir eserdir. İslam dünyasında “Hüccetü’l-İslam”, yani “İslam’ın Delili” unvanıyla tanınan Gazâlî, ilim hayatının zirvesine ulaşmış, dönemin en itibarlı eğitim kurumları olan Nizamiye Medreselerinin baş müderrisliği makamına kadar yükselmiştir. Ancak elde ettiği ilmî şöhret, makam ve itibar, onun hakikati arayışını sona erdirmemiş; aksine zihninde ve ruhunda derin bir sorgulama sürecini başlatmıştır. Bu iç hesaplaşmanın neticesinde Gazâlî, bütün görevlerinden ayrılarak inzivayı tercih eder. Uzun süren manevi arayışının ardından doğduğu şehir olan Tus’a döner ve burada talebelerine yeniden ders vermeye başlar. Dışarıdan bakıldığında büyük bir başarı hikâyesinin tam ortasında bulunan bir âlimin, sahip olduğu makamı terk ederek farklı bir hayatı seçmesi elbette dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu sebeple kendisine sıkça yöneltilen “Neden?” sorusuna Gazâlî, El-Munkız adlı eserinde bizzat cevap verir. Gazâlî, eserinde öncelikle kelam ilmiyle meşgul olduğunu, ancak zamanla kelamın hakikate ulaşma konusunda kendisini tam anlamıyla tatmin etmediğini ifade eder. Kelam ilminin sınırlarını ve eksik yönlerini fark ettikçe yeni arayışlara yönelir. Döneminde büyük bir etki alanına sahip olan felsefeyi anlamak için onu derinlemesine inceler; filozofların görüşlerini dikkatle değerlendirir ve felsefenin güçlü yönlerini teslim etmekle birlikte, hakikate ulaşma noktasındaki yetersizliklerini ortaya koyar. Ardından, yaşadığı dönemde yaygınlık kazanan Bâtınî (Talimiyye) düşünceyi bütün yönleriyle anlamaya çalışır. Bu düşünce sistemini ayrıntılı biçimde inceleyen Gazâlî, hakikatin ne yalnızca felsefeyle ne de Bâtınîlik
Felsefe
Delâletten Selâmeteİmam Gazali · Tin Yayınları · 20266,1bin okunma

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.