insan her şeyi anlatabilir, yalnız gerçek yaşamını anlatamaz; bizi arkadaşlarımızın bizi gördükleri ve yansıttıkları gibi kalmaya mahkum eden bu olanaksızlıktır işte; o dostlar ki beni tanıdıklarını ileri sürerler, değişmeme asla izin vermezler ve sırf “seni tanıyorum” diyebilmek için (anlatamadığım, dile getiremediğim, kanıtlayamadığım) her mucizeyi berbat ederler
ara sıra hücremde yalnız kaldığımda bütün bunların bir düş olduğu duygusuna kapılıyorum; istediğim an ayağa kalkabilirim, ellerimi yüzümden çekebilirim ve çevreme özgürlük içinde bakınabilirim, hapishane yalnızca benim içimde, diye düşünüyorum.