Balzac,kahve ve çay tiryakisidir.Büyük kitlelere ulaşmış bilinen ilk Fransız kadın yazarı George Sand, Balzac’ı evine davet eder.Balzac,George Sand’ın içtiği nargile ile tanışır ve artık sadece çay ile kahve değil nargile tiryakisi de olur.
İnsanlık Komedyası Balzac’ın tamamlayamadığı bir çalışma olsa da tamamlanabildiği kadarıyla bile kusursuz bir çalışmadır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşur.Töre, Felsefi, Analitik İncelemeler.Töre İncelemeleri ise alt başlıklara ayrılır;Özel Yaşamdan,Paris Yaşamından,Siyasal Yaşamdan,Askerlik Yaşamından,Kırsal Yaşamdan, Taşra Yaşamından Sahneler olarak.
Eugénie Grandet, İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemelerine ait olup, alt başlık olarak da Taşra Yaşamından Sahneler’e ait bir romandır.Çünkü her şeyden önce taşrada geçer ve taşranın örf ile adetleri, yaşayışı merkezdedir.Grandet’in toplum baskısıyla sözleşmeli evlilik yapması, kuzeninin romanın sonuna doğru evlilikle ilgili belirttikleri, taşra hayatının tipik özelliklerini yansıtması, taşradakilerin para ile olan ilişkilerini incelemesi nedenleriyle “Taşra Yaşamından Sahneler” başlığına aittir.Özellikle Pére Grandet’nin taşra yaşamındaki insanı sembolize edişi,cimriliği, cimriliğinin getirdiği katı kurallar, cimriliğinden dolayı yaptığı kötülükler,en yakınları dahil cimriliğiyle kurduğu ilişkiler onun muazzam biçimde işlenmiş karakter özelliklerini oluşturur. Baba olan Grandet,para hırsıyla kızına bile kötü davranır ve acımasızdır.
Balzac,Taşra Yaşamından Sahneler’de hırs,para, paranın toplumsal ilişkilere yansımasını inceler.Başta aile olmak üzere paranın insanlar arasındaki bağları nasıl yozlaştırdığını gösterir.
Romanda taşra kasvetli biçimde aktarılır ki ilk sayfalardaki tasvirler buna hizmet eder. Tasvir gücü yazarın kaleminin ayrıntısıdır ve yazımda az da olsa buna daha