Bahadır

Bahadır
@herobiyojen
Puan vermedi·232 syf.··
2024 2. kitabı
Tatar Gölü, kısaca yalnızlığın ve alışkanlıkların uyuşturucu etkisiyle yaşamını sürdüren Giovanni Drogo'nun üzerinden bizi varoluşsal bir sorgulamayla karşı karşıya bırakıyor. Tatar Çölü, yazar Dino Buzzati tarafından 1940 yılında yazıldı. İkinci dünya savaşı döneminde çıkan kitap 1939 yılında "Son Kale" ismi ile yazıldı ama savaş dönemi dolayısıyla kitap düzenlemelerle "Tatar Çölü" ismi ile çıktı. Çok yönlü bir kişiliği olan yazarın mesleği gazetecilik, savaşta da savaş muhabiri olarak görev yaptı. Hem savaşı bekleme psikolojisini hem de dönemin akımı olan varoluşculuk akımını en güzel yansıtan eserlerden birini ortaya çıkarmış. Tatar Çölü Teğmen Giovanni Drago'nun Bastiani kalesine atanması ile başlıyor ve Drogo'nun hayatını anlatıyor. Bir insanın beklenilen anlarla bulunduğu şartları nasıl tolere edebileceğini, yalnızlığın insan üzerinde yarattığı etkiyi, insan yalnız ve yaşamdan soyutken dışarıdaki yaşamın devam ederek bize nasıl daha da yabancılaşıp insanın yalnızlığını perçinlediğini, varoluşumuzu bir yerdeki bir ana, habere, söyleme nasıl sıkıştırdığımızı kitap çok güzel anlatıyor. Yalnızlaşan insanın kendi küçük dünyasında oluşturduğu alışkanlıkların insanı nasıl uyuşturduğunu, dış dünyayı nasıl kaçırdığını okuyoruz Giovanni Drogo'nun yaşantısında. Kitapta bu küçük dünya Bastiani kalesi oluyor. Tatar Çölü'nün kıyısında kendi ritüelleri olan, hep aynı şeylerin olduğu, Tatar Çölü'nün kuzeyinde olan küçük değişiklerin bu dünyayı sarsıp beklenilen anın diri tutulduğu, sonra tekrardan o küçük dünyanın kendi ritüellerine dönülüp yılların geçtiği Bastiani kalesindeyiz. Bastiani Kalesi içinde yaşayan herkesin bütün dünyası oluyor. Bu yaşantıya girmiş insanlara bir şey yapamayız, Onlar kendi dünyasına hapsolmuş ve dış dünyadan soyutlanmış oluyorlar. Çok uzatmayalım,
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma