çatlak banyo aynalarının karşısına geçip
elimdeki meyve bıçağını şah damarıma dayardım
sırıtarak.
işte o zaman keşfettim
tiyatronun
gerçeğin yerine geçen
harikulade bir şey olduğunu;
yapmakla
yapıyormuş gibi yapmak arasındaki tek fark
seçimdir; hiçle hiç arasındaki
seçim.
beceremiyordum kadınlarla savaşmayı,
fazlasıyla ciddiye alıyordum ve
onlar çok ustaydılar.
benden daha zekiydiler
ve ben kendimi giderek daha
kötü hissediyordum.
onlarla ne kadar düzüşüp
kavga edersem
o kadar kötü hissediyordum
kendimi.