hepimiz kafayı yemiştik, tabii ki, ben intihara meyilliydim ve
daktilonun anasını
ağlatıyordum,
yerden bir şey kaldıramaz olmuştum; gömlekler,
şişeler, şortlar, havlular, çoraplar, bira
kutuları,
yalın ayak yürüyor
kırık cam parçalarına basıyordum,
bazen hissediyordum
bazen etmiyordum.
bazen de çıkarmaya çalışıyordum parçaları,
hepsini değil ama
çünkü bir yerde cam parçalarının kana karışıp
insanın kalbine yürüdüğünü
ve evet, öldürdüğünü
okumuştum…
yalnız kalmaktan daha kötü
şeyler de vardır hayatta
ama genellikle
bir ömür alır bunun
farkına varmak
o zaman da
çok geçtir
ve çok geçten
daha kötü
bir şey yoktur
hayatta.