2025 benim için sürekli bir şeyleri filtrelemeye çalıştığım, benliğimi susturmak zorunda kaldığım bir yıldı. Ne sevebildim ne sevilebildim. İçime kapandım, aylarca sokağa bile çıkmadım, hatta çoğunlukla hayatımı sonlandırmak istedim ama şimdi hâlâ buradayım. Buraya kadar geleceğimi bile tahmin etmiyordum fakat hâlen burada olduğuma göre, umarım yeni yıl umutlarımı yeşertmek adına bir şeyler planlar benim için. Tekrar ümitli olmak istiyorum, yaşama sıkı sıkıya tutunmak ve herkes gibi bir şeylerin parçası olmak istiyorum. Karamsar düşüncelerle savaşmaktan bitap düştüm ama pes etmek istemiyorum, umuyorum ki yolum biraz daha uzundur.
Bunu gören birileri varsa, umarım sizin için de ümit ve sevgi dolu bir yıl olur bu sene. Dibe batmanın, çırpınmanın ve önünü görememenin nasıl hissettirdiğini çok iyi biliyorum ve umarım kimse bunların yükü altında yaşamak zorunda kalmaz.
Hayatta her daim tutunabileceğimiz bir şeylerin olduğuna inanmak, ufacık şeylerde huzur bulmak istiyorum. Yaşamın ve yaşamımın değerli olduğuna bütünüyle inanmak istiyorum. İnişlerin bir çıkışı olduğunu görmek istiyorum. Sevdiklerimi mutlu etmek ve onları mutlu ettiğim kadar kendim de mutlu olmak istiyorum.
Ben her şeyin en kötüsünü gören bir insanım. Fakat en azından bu yıl kendime ve çevremdekilere daha yumuşak davranmak, zaten nihayetinde son bulacak olan hayatlarımızın içerisindeki şu kısacık ve küçücük anları doya doya yaşamak istiyorum.
Hayattan hiçbir zaman fazla beklentilerim olmadı, gözüm hiçbir zaman yükseklerde değildi. Ama yine de bana ait olacağını bildiğim küçük mutluluklar istiyorum hayatımda, her şey tam kararında.
Ve bu yazıyı sonlandırırken geçen sene bu vakitlerde kaybettiğim biricik tüylü evladım Tiramisu'yu anmalıyım — pembe burunlu kızım, umarım gittiğin yerde huzurlusundur.