Когда у Имама Ахмад Ибн Ханбаля умерла жена, он сказал:
"ВаЛлахи, я жил вместе с ней 40 лет, и мы ни разу не поссорились".
Его спросили: "Как?"
Он ответил: "Когда бы она ни была расстроена и пыталась поссориться, я сохранял спокойствие.
И когда я был расстроен и хотел поссориться, она сохраняла спокойствие"
Ben ise insanların çoğunun zamanlarını boş işlerde acayip bir şekilde israf ettiklerini gördüm. Uzun gecelerde boş
boş konuşurlar veya içinde şehvani ve lüzumsuz mevzular bulunan kitaplar okurlar. Uzun günlerde ise uyurlar.
Gün boyu ya Dicle'nin kenanndadırlar veya çarşılarda .
Ben bunları, gemi onları alıp götürürken aralarında çene
çalmaya devam eden fakat durumdan haberdar olmayan
kimselere benzetiyorum.
(Tabiinin abid ve zahidlerinden)
Amir ibn Abdukays'tan rivayet edilmiştir. Kendisine bir
adam, 'Benimle konuşur musun?' deyince ona 'Güneşi yerinde tut, seninle konuşayım.' demiştir.
Büyük sahabi Abdullah ibn Mes'üd (ra.) şöyle demiş
tir: "Üzerine güneşin battığı, ömrümün eksildiği, ancak
amelimin artmadığı bir güne duyduğum pişmanlık kadar,
başka bir şeye pişmanlık duymadım. ''
Ûmar b. Abdullah el-Basrî tahdis etti: Abdullah b. Abdulazîz el-Umrî çöldeki kabristanlara çokça giderdi ve yanında daima okuyacağı bir kitap götürürdü, bu durum kendisine sorulunca dedi ki:
"Hiçbir şey kabirden daha çok öğüt vermez, yalnızlıktan rahatı yoktur ve kitaptan daha iyi bir dost bulunmaz."
[El-Hilyetu’l-Evliya, 8/283]