Büyük bir eski ev...Bütün pencereleri kapalı... Dışarıdan bakıldığında ev sahipsiz ve ıssız görünür. İçerisi de karanlık, boğucu, rutubetli ve sıkıcıdır. Büyük bir mezarlığı andırır. Ama işte genç, cesur, güçlü kuvvetli adamlar gelir. Bu alnı açık insanlar neşeli ve akıllıdır. Pencerelerin kapaklarını açıp, perdeleri kaldırırlar. Camları açarlar... Evin içini, güneş, aydınlık, temiz hava ve çiçek kokusu sarar. Evde her şey canlanır, güzelleşir. Evin kendisi de dıştan yenilenir, gençleşir. Şimdi artık çevredeki insanlar perili, cinli köşk gibi bu evden kaçmıyor. Büyük bir hayranlıkla ona yaklaşıyorlar, bakıp bakıp şaşırıyorlar.
Böylesine şaşılacak bir değişim her ülkede, her devlette, her şehirde, unutulmuş her köşede yapılabilir. Ancak bu iş için diri fikirlere sahip, canlı ruhlu, yürekli insanlara, uygarlık ve kültür yolunda çalışmaktan yorulmayacak insanlara ihtiyaç vardır.