Halicü’l - Arab sahillerinden esen ve para kokan cehennemi rüzgârlar ehl-i İslâmi yakıyor.
“Allah göktedir”, diyen bid’atçilerin kitapları basılıyor.
“Namazlar, duâlar, zikir meclisleri, evrâd okumalar tembellik çağının ürünüdür...” gibi hezeyanlar İslâmi hikmet diye halka sunuluyor.
Hevâ ve rey eseri kitaplar tefsir diye yutturuluyor.
Azılı mason Abduh’un hayranları, “Buhâri’de mevzu söz vardır” demekten utanmıyorlar.
Tasavvufa, ehlullaha, İslâm büyüklerine kuduzca saldırılıyor.
Yarı mühtediler, din bezirgânları, mâceracı ikbal avcıları, mukaddesat sömürücüleri orta lığı birbirine karıştırıyorlar.
İslâmi uyanış hareketi dejenere ediliyor. Kâfirler manevralar çeviriyor; beyinsizleri yönlen diriyor.
**Ey vicdan ve irfan sahibi Müslümanlar! Bu duruma lâkayd kalmayınız. İyiliği emr ediniz, kötülüğü nehye çalışınız. Böyle yapmazsanız siz de yanarsınız.
Ehli sünnet inancı etrafında toplanınız. Bid’atçi, mezhebsiz, Teymiyeci, Abduhçu yıkıcılara cephe alınız, onları tecrid edip çanlarına ot tıkayınız. Mâceracılara paydos deyiniz.**
Unutmayınız: Ehl-i sünnet müslümanları, en az bid’atçi ve sapık cereyanların mensupları kadar faal ve cesur olmazlarsa beklediğimiz sabah olmayacaktır.