Şehrin o zamanki merkezi Harputtu. Savunmaya elverişli konumu ve yüksekliğiyle kale-şehir olarak gelişmişti. Ancak 19. yüzyılda stratejik önemini kaybetmeye başladı. Ulaşımın zor olması ve tren yolunun da ovadan geçmesiyle, bugünkü Elâzığ şehrinin bulunduğu “Agavat Mezrası yeni yerleşim yeri olarak seçildi.
Yeni yerleşim yerinin gelişmesi için imar çalışmaları başlatıldı. Sultan Abdülaziz Han, bölgeye özel bir ehemmiyet verdi. Vali İzzet Paşa zamanında, padişaha ithafen yeni yerleşimin adı Ma'müratül-Aziz olarak belirlendi. Böylece şehir, hem merkezi hem de sancak olarak imar edenle müsemma hâle geldi. Zamanla dile kolay geldiği için El Aziz şeklinde söylenmeye başlandı. 1937'de önce Elazık'a,ardından Elâzığ'a çevrilince Abdülaziz Han'ın bölgedeki hatırası silinmiş oldu.
Sayfa 19 - İsmi ile Müsemma Olamayan Şehirler·Kitabı okuyor
Kadim bir geçmişe sahip bu şehrin eski ismi Amid'dir. Rivayete göre bu isim, Hazret-i İbrahim'in (a.s.) torunlarından Amid b. Bülendi'den gelir. Hazret-i Ömer (r.a.) döneminde (M. 639) Müslüman ordularınca fethedildikten sonra,Dicle kıyısında yaşayan Rebia Arapları'nın iki büyük kabilesinden biri olan Bekr b. Vâil kabilesi buraya yerleşti; bölge Diyâru Bekr veya Diyâr-ı Bekr olarak isimlendirilmeye başlandı. Bu ismin ne zamandan beri kullanıldığı kesin olarak bilinmese de 8. asırdan itibaren kaynaklarda yer aldığı tespit edilmiştir.
Sayfa 18 - İsmi ile Müsemma Olamayan Şehirler·Kitabı okuyor